Bilim insanları, yaklaşık 236 milyon yıl önce yaşamış olan Chiniquodon theotonicus türüne ait fosil üzerinde yaptıkları incelemeler sonucunda, canlı doğumun evrimsel geçmişine dair ezber bozan verilere ulaştı. Frontiers in Mammal Science dergisinde yayımlanan araştırma, memeli benzeri sürüngenler olan sinodontların yumurta bıraktığı yönündeki yaygın kanıyı sarsıyor.

Kemik Yapısındaki Gizemli İzler

Buenos Aires Üniversitesi'nden araştırmacı Maria Miceli Baro, yetişkin bir fosil örneğinin kemik mikro yapısını incelerken embriyonik dokular tespit etti. Ekip lideri paleontolog Leandro Gaetano ve çalışma arkadaşları, kemik ve dişlerde bulunan ve doğumdan hemen sonraki hızlı büyüme ivmesini gösteren neonatal hattı belirledi.

Doğum Ağırlığı ve Kıyaslamalar

Araştırmacılar, fosilin doğum anındaki ağırlığını yaklaşık 1,7 kilogram, ölüm anındaki ağırlığını ise 12 kilogram olarak hesapladı. Bu veriler, yavrunun yetişkin kütlesinin yaklaşık yüzde 14'ü ile doğduğunu gösteriyor. Bu oran; kaplumbağa, yılan ve timsah gibi sürüngenlerin veya büyük kuşların çok düşük olan oranlarıyla örtüşmezken, plasental memelilerin değerleriyle benzerlik gösteriyor.

Evrimsel Zaman Çizelgesi Geriye Kaydı

Elde edilen bulgular, canlı doğum adaptasyonunun zaman çizelgesini 95 milyon yıl kadar geriye çekiyor. Afrika'da yaşayan bay duiker antilobu gibi günümüz memelileriyle benzer ağırlık oranlarına sahip olan bu türün, gerçek memeliler ortaya çıkmadan çok önce bu özelliğe sahip olduğu anlaşıldı.

Ne anlama geliyor?

Canlı doğum süreci, yavrunun gelişimi için gerekli olan besin ve korumanın yumurta kabuğu yerine doğrudan ebeveyn tarafından sağlandığı bir biyolojik mekanizmadır. Bu durum, dış çevre koşullarına karşı daha yüksek koruma ve daha gelişmiş bir başlangıç boyutu sağlar.

Kemiklerdeki büyüme halkaları, canlının yaşam döngüsü boyunca geçirdiği fiziksel değişimleri kayıt altına alan doğal kronometreler gibi çalışır. Doğum sonrası gerçekleşen ani büyüme atağı, kemik dokusunda kalıcı ve ayırt edilebilir bir iz bırakır. Bu izlerin analizi yoluyla, canlının doğduğu andaki kütlesi ile yetişkinlikteki kütlesi arasındaki oran hesaplanabilir.

Yavrunun yetişkin ağırlığına oranla daha iri doğması, gelişim stratejisinin yumurtlama yönteminden farklı olduğunu kanıtlar. Bu mekanizma, türlerin hayatta kalma şansını artıran ve çevresel değişkenlere uyum sağlamayı kolaylaştıran bir fiziksel avantaj sunar.