ABC kanalı, Federal İletişim Komisyonunun (FCC) popüler tartışma programı The View üzerindeki kontrol çabalarına karşı izleyicilerini harekete geçmeye çağırdı. Yayınlanan bir reklamla izleyicilerden, programın 'gerçek bir haber mülakat programı' olup olmadığına dair FCC'nin görüş toplama sürecine katılmaları istendi.

Eşit Zaman Kuralı ve Muafiyet Tartışması

Yıllardır gece ve gündüz kuşağı eğlence programları, mülakat bölümleri nedeniyle 'gerçek haber' kapsamında değerlendiriliyor. Bu sınıflandırma, haber dışı programlarda karşıt siyasi adaylara eşit fırsat tanınmasını zorunlu kılan eşit zaman kuralından muafiyet sağlıyor. The View, bu muafiyeti ilk kez 2002 yılında George W. Bush döneminde almıştı.

FCC Başkanı Brendan Carr'ın Müdahalesi

FCC Başkanı Brendan Carr, The View'un Teksas Demokrat Senato adayı James Talarico ile yaptığı mülakatın ardından süreci başlatarak programın eşit zaman gerekliliklerine uymasını isteyebileceği bir inceleme açtı. Carr ayrıca, Disney'e ait televizyon istasyonlarının lisansları için de sıra dışı bir inceleme başlattı. ABC ise bu durumu, editoryal seçimlerin cezalandırılması ve ifade özgürlüğünün bastırılması girişimi olarak nitelendiriyor.

FCC ve Disney Arasındaki Gerginlik

FCC tarafından yapılan açıklamada, Disney'in The View'u gerçek bir haber programı olarak sınıflandırmak için izleyicileri yanılttığı ve yanlış bilgi kampanyası yürüttüğü iddia edildi. Öte yandan ABC, FCC'nin lisans yenileme sürecini bir silah olarak kullandığını savunuyor. Kamuoyunun görüş bildirmesi için belirlenen son tarih ise 6 Temmuz olarak açıklandı.

Ne anlama geliyor?

Yayıncılık dünyasında belirli programların haber statüsünde değerlendirilmesi, içeriğin siyasi tarafsızlık zorunluluklarından kurtulmasını sağlar. Eğer bir yapım haber programı olarak kabul edilmezse, seçim dönemlerinde bir siyasi görüşe yer verildiğinde, karşıt görüşe de aynı sürenin ve imkanların tanınması zorunlu hale gelir. Bu durum, özellikle tartışma odaklı programların konuk belirleme özgürlüğünü kısıtlayan bir mekanizmaya dönüşebilir.

Düzenleyici kurumların lisans incelemeleri, yayıncı kuruluşlar için en büyük risk faktörlerinden biridir. Lisansların gözden geçirilmesi, yayıncıların içerik tercihlerini düzenleyici kurumların beklentilerine göre şekillendirmesine yol açabilecek bir baskı aracı olarak işleyebilir. Bu süreç, yayıncılıkta editoryal bağımsızlık ile yasal düzenleme gereklilikleri arasındaki dengeyi belirleyen teknik bir prosedürdür.