Bu kararlar, toplumun çeşitli kesimlerinden gelen yoğun kamuoyu baskısının bir sonucu olarak alındı. Ancak sözleşmelerin iptali, kameraların hemen sökülmesi veya toplanan verilerin silinmesi anlamına gelmiyor.
Sözleşme detayları ve veri belirsizliği
Yerel yönetimlerin gözetim yetkilerini sınırlama çabalarına rağmen, Flock'un daha önce topladığı verilerle ne yapacağı konusunda ciddi bir belirsizlik sürüyor. Bölgeden bölgeye değişen sözleşme koşulları, şirketin verileri toplandıktan çok sonra bile elde tutmasına izin veriyor. Elektronik Sınır Vakfı'ndan kıdemli hukuk müşaviri Saira Hussain, onlarca belediye sözleşmesini incelediğini ve verilerin ne kadar süre boyunca aranabilir kalacağı sorusunun hâlâ çözümsüz olduğunu ifade ediyor.
Yaygınlaşan tepki ve şirketin geçmişi
2017'de kurulan Flock, kameralarını yerel yönetimlerin yanı sıra özel işletmelere ve bireylere de satarak hızla büyüdü. Şirket, bu cihazları kamu güvenliğini artıran müdahaleci olmayan bir araç olarak tanıtıyordu. Flock'un ayak izi, bazı şehirlerin hatta konut topluluklarındaki sakinler birliğine kamera kurulumu için hibe sağlamasıyla daha da genişlemişti. Şu anki geri tepki, yavaş bir başlangıcın ardından her yere yayılmış durumda ve siyasi partilere göre ayrışmayan, iki görüşlü bir nitelik taşıyor.






Yorumlar (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.