Amerika Birleşik Devletleri'nde bulut altyapı yatırımları hızla artarken, yerel halk ve siyasetçiler yaşam alanlarının yakınındaki veri merkezi projelerine karşı örgütlenmeye başladı. Geçtiğimiz Nisan ayında veri merkezi inşaat harcamaları 50 milyar doları aşarak tarihte ilk kez yeni toplu taşıma yatırımlarını geride bıraktı.

Çevresel kaygılar ve hava kirliliği riskleri

Heatmap Pro tarafından yapılan bir ankete göre, her 10 Amerikalıdan yedisi evlerinin yakınına veri merkezi kurulmasına karşı çıkıyor. Pew Research Center verileri ise bu tesislerin çevre, enerji maliyetleri ve yaşam kalitesi üzerinde olumsuz etkiler yarattığına dair inancın yaygın olduğunu gösteriyor. Özellikle dizel yedek jeneratörlerin kullanımı ve yenilenebilir olmayan enerji kaynaklarına bağımlılık, hava kalitesi konusunda ciddi endişeler yaratıyor.

xAI'a karşı açılan dava ve gürültü kirliliği

NAACP, Earthjustice ve Southern Environmental Law Center (SELC) desteğiyle xAI şirketine dava açtı. Şirketin South Memphis'teki Colossus 2 veri merkezinde 27 metan gazı türbinini yasa dışı çalıştırdığı iddia ediliyor. Bu türbinlerin yılda 1.700 tonun üzerinde nitrojen oksit (NOx) salma potansiyeli olduğu belirtiliyor. Tesislerin çevresinde yaşayanlar, 50 ile 65 desibel arasında değişen sürekli uğultuların uyku düzenini bozduğunu ve yaşamı zorlaştırdığını ifade ediyor.

Su kaynakları ve şirketlerin tutumu

Veri merkezlerinin su kaynakları üzerindeki etkisi de gündemde. Wyoming'de, Meta projesinde çalışan bir yüklenicinin kontamine suyu kamu kanalizasyonuna boşaltması sonrası eyalet yönetimi daha katı düzenlemeler getirdi. Öte yandan Amazon gibi dev şirketlerin, gürültü şikayetleri karşısında gizlilik gerekçeleriyle başlangıçta isteksiz davrandığı ve ancak yoğun baskılar sonrası görüşmelere yanaştığı kaydedildi.

Ne anlama geliyor?

Yüksek işlem gücü gerektiren sistemlerin çalışması için devasa soğutma mekanizmalarına ve sabit enerji kaynaklarına ihtiyaç duyulur. Bu durum, tesislerin bulunduğu bölgedeki şebeke yükünü artırarak enerji maliyetlerini etkileyebilir. Soğutma sistemleri için kullanılan su miktarı çok yüksek olduğu için yerel su tabloları üzerinde baskı oluşturabilir.

Tesislerin çalışması sırasında oluşan mekanik titreşimler ve soğutma fanlarının çıkardığı sesler, çevredeki konutlarda düşük frekanslı bir uğultuya neden olur. Bu tür ses kirliliği, insan biyolojisi üzerinde stres ve uyku bozuklukları gibi somut etkiler yaratır. Ayrıca yedek güç sistemleri için kullanılan fosil yakıtlı üniteler, yerel hava kalitesini düşüren partiküller yayar.