Amazon, yapay zeka hedefleri doğrultusunda Teksas'ın Pecos bölgesinde şebekeden bağımsız çalışan ilk büyük veri merkezi projesini hayata geçiriyor. Projenin enerji ihtiyacını karşılamak için yatırımlar yapılan doğalgaz yakıtlı güç santralinin, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en büyük tekil iklim kirliliği kaynağına dönüşebileceği belirtiliyor.

Şebeke Bağımsız Enerji Tercihi ve Çevresel Riskler

Şirket, bu yatırımın yerel elektrik şebekesine yük bindirmeyeceğini ve çevre sakinleri için elektrik maliyetlerini artırmayacağını savunuyor. Ancak The New York Times ve Ars tarafından aktarılan detaylar, bu tür gaz yakıtlı santrallerin astım, kalp hastalıkları ve akciğer kanseri gibi ciddi sağlık sorunlarını tetikleyen zararlı kirleticiler yaydığına dikkat çekiyor.

Sektördeki Benzer Eğilimler ve Hukuki Süreçler

Yapay zeka yarışında enerji ihtiyacı artarken; Google, Meta, Microsoft, OpenAI, Anthropic ve Oracle gibi devlerin de benzer şekilde kendi enerji kaynaklarını sağlama yoluna gittiği kaydediliyor. Özellikle Elon Musk'ın xAI şirketinin Colossus veri merkezi için kullandığı gaz türbinleri nedeniyle NAACP tarafından dava edildiği ve Trump yönetiminin bu süreçte xAI'ı desteklediği bildiriliyor.

İklim Taahhütleri ve Çelişkiler

Amazon, 2040 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşma sözü verdiği İklim Taahhüdü'ne bağlı kaldığını açıklıyor. Buna rağmen, Teksas'taki santralin devreye girmesiyle yaşanacak emisyon artışının bu gönüllü taahhütlerle çeliştiği yönünde eleştiriler yükseliyor.

Ne anlama geliyor?

Yapay zeka modellerinin eğitilmesi ve çalıştırılması, geleneksel bilgi işlem süreçlerine göre çok daha yüksek miktarda elektrik tüketimi gerektirir. Mevcut enerji altyapıları bu ani ve devasa talebi karşılamakta zorlandığında, şirketler kendi enerji üretim tesislerini kurarak şebekeye olan bağımlılıklarını azaltmaya çalışır.

Doğalgazla çalışan türbinler, hızlı kurulum imkanı ve yüksek enerji kapasitesi sunduğu için tercih edilir. Ancak bu yöntem, atmosfere yüksek miktarda sera gazı ve partikül salınımı yapılmasına neden olur. Bu durum, yerel hava kalitesinin düşmesine ve solunum yolu rahatsızlıklarının artması gibi somut sağlık sorunlarına yol açabilir.

Sektördeki bu eğilim, enerji üretiminin merkezi şebekelerden şirketlerin kendi kontrolündeki özel tesislere kayması anlamına gelir. Bu süreçte çevresel denetimlerin hızlı geçilmesi veya atlanması, hava kirliliği standartlarının denetlenmesini zorlaştırarak toplum sağlığı üzerinde riskler oluşturabilir.