Dünyanın en büyük çip montaj ve test hizmetleri sağlayıcılarından biri olan Amkor Technology, Çin operasyonlarındaki hissesini satmayı değerlendiriyor. Bloomberg'in aktardığına göre, söz konusu satış anlaşması işletme birimini 1 ile 1,5 milyar dolar arasında değerlendirebilir.

Arizona merkezli şirket, danışmanlar yardımıyla bu ayrılmayı hazırlamaya ve potansiyel alıcıların ilgisini ölçmeye başladı. Ancak görüşmeler henüz erken aşamadaydı ve kesin bir karar alınmamış durumda.

Uzun Yılların Çin Varlığı

Amkor'un Şanghay operasyonu 2001'de kurulmuş ve üç yıl sonra IBM'den bir yariiletken üretim tesisinin satın alınmasıyla genişletilmiştir. Bugünkü haliyle bu birim, silikon çipler üretim sürecinden çıktıktan sonra montaj ve test işlemlerini gerçekleştirmektedir. Bu aşama, endüstri jargonuyla "dış kaynaklı yariiletken montaj ve testi" (OSAT) olarak bilinir.

Satışın gerçekleşmesi durumunda Amkor azınlık hissesini elinde tutarken, günlük işletmesini başka bir taraf veya yatırım firmasına devretmiş olacak.

Jeopolitik Çekilişin Bir Parçası

Son yıllar boyunca çok uluslu şirketler, Çin'deki operasyonlarının boyutunu yeniden değerlendirmektedir. Yariiletken sektörü özellikle Amerikan ihracat kontrolleri ve Pekin'in karşı tedbirleri arasında sıkışmış durumda. Bir Çin kolu satmak veya ayrılmış bir işletme haline getirmek, pazar konumunu korurken jeopolitik riski azaltmanın bir yoludur.

Alıcılar büyük olasılıkla Asyalı yatırım firmaları veya endüstri oyuncuları olacaktır. Batılı stratejik oyuncuların Çin çip altyapısında büyük bir pay alması uluslararası incelemelerle karşı karşıya kalabilir.

Yapay Zeka Yarışında Yeni Odak

Amkor, Temmuz ayında Nvidia ile 1,5 milyar dolarlık çok yıllık bir anlaşma imzalamıştır. Bu anlaşma, yapay zeka ve hızlandırılmış hesaplama çipleri için ileri paketleme ve test hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik. Şirket aynı zamanda Arizona'da bu işlemlerin çoğunu Amerikan topraklarında gerçekleştirmek için büyük bir ileri paketleme tesisi kurmaktadır.

Çin'den olası 1 milyar doların üzerinde bir çıkış, Amkor'un stratejik yönünü net biçimde göstermektedir. Montaj işlemi teknoloji yarışında merkezi bir rol oynamaya başlamıştır; transistörlerin eski hızda küçülmesinin mümkün hale gelmemesiyle birlikte, birden fazla matrisin tek bir yüksek performanslı pakete dikilmesi, performansı ileriye taşımanın nadir yollarından biri haline gelmiştir.

Batılı Teknoloji Firmalarının Stratejisi

Araba üreticilerinden bulut hizmeti sağlayıcılarına kadar birçok Batılı şirket, Çin kolu operasyonlarını bağımsız birimler haline getiriyor ya da hisselerini tamamen satıyorlar. Bu hamle, kendilerini gelecekteki kısıtlama turlarından korumak içindir. Amkor gibi stratejik öneme sahip tesisleri olan bir şirket için bu mantık daha da belirgindir. Değişen çip savaşı, tedarik zinciri coğrafyasını strateji haline dönüştürmüş durumdadır.

Ne anlama geliyor?

Yariiletken üretiminde montaj ve test hizmetleri, son aşamada görülse de aslında tedarik zincirinin en kritik halkalarından biridir. Çipler fabrikada üretildikten sonra fiziksel olarak paketlenmeye, test edilmeye ve kalite kontrolleri yapılmaya ihtiyaç duyar. Bu işlem karmaşık olup yüksek hassasiyet ve uzmanlaşma talep eder.

Batılı teknoloji şirketleri, Çin'deki operasyonlarını ayrı varlıklar haline dönüştürmekle "riskleri azaltma" adı verilen bir strateji izlemektedir. Bu, Batı ile Çin arasındaki ticari gerilim ve ihracat kısıtlamaları nedeniyle, aynı çatı altında her iki pazara da hizmet etmenin giderek daha riskli hale gelmesinden kaynaklanır. Bir şirketi ikiye bölmek, her iki tarafla da ilişkileri sürdürürken bir tarafından gelen kısıtlamaların diğer tarafını etkilemesini engeller.

Türkiye'deki teknoloji ve yariiletken endüstrisi açısından bakıldığında, bu gelişme küresel tedarik zincirinin nasıl yeniden şekilleniyor olduğunu göstermektedir. Yerel üreticiler ve teknoloji firmaları, bu tür bölünmelerin ya da riskten kaçışların, hangi ülkeler ya da bölgelerle çalışacaklarını belirlerken dikkat etmesi gereken bir dinamik olduğunu anlayabilir. Jeopolitik faktörler, saf ekonomik verimlilikten bağımsız olarak artık tedarik zinciri kararlarının merkez taşı haline gelmiştir.