Science Advances dergisinde yayımlanan yeni çalışmada, geleneksel tahminlerin ötesine geçilerek eserlerde bitkisel kaynaklı proteinlerin izine rastlandı. Bu keşif, arkeolojik eserlerin korunması ve restorasyonu açısından kritik öneme sahip yeni bir kapı aralıyor.
Mas spektrometrisi ile görülmeyen görüldü
Araştırma ekibi, değerli ve kırılgan antik eserlerin bütünlüğünü bozmadan analiz yapmak amacıyla kütlesel spektrometri tabanlı proteomik yöntemini kullandı. Uzun yıllardır bu tür malzemelerin içeriğinin tam olarak bilinmemesinin nedeni, detaylı analiz için gereken örneklemenin esere zarar verici olmasıydı. Ancak son dönemde geliştirilen tahribatsız teknikler sayesinde bu engel aşılmış oldu. Çalışmada, hayvansal jelatin ve yumurta proteini gibi beklenen bileşenlerin yanı sıra, sürpriz bir şekilde susam ve moringa (drumstick ağacı) tohumlarından elde edilen bitkisel proteinler tespit edildi.
Dini ve sembolik anlam taşıyan bileşenler
Bulunan susam ve moringa proteinlerinin, antik Mısır inancında güçlü dini ve sembolik anlamlar taşıdığı biliniyor. Bu durum, sadece teknik bir yapıştırıcı aracı olarak değil, aynı zamanda eserin ritüelistik işleviyle bağlantılı bir tercih yapıldığını gösteriyor. Araştırmacılar, bu bitkisel maddelerin, hayvansal kaynaklara alternatif veya tamamlayıcı olarak kullanıldığını ve Mısırlı zanaatkarların bitki biyokimyasına yönelik derin bir bilgiye sahip olduğunu kanıtladığını belirtiyor. Bu bulgular, antik medeniyetlerin kimya ve biyoloji alanındaki yetkinliğini yeniden gündeme getiriyor.






Yorumlar (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.