Apple, OpenAI'ye açtığı bir davada yapay zeka şirketini ve üç çalışanını fikri mülkiyet hırsızlığı, ticari sırların çalınması ve yetkisiz veri erişimi ile suçladı. 41 sayfalık şikayetine göre, OpenAI yöneticileri Apple'dan işe başlayan mühendisleri şirketin güvenlik kontrollerini atlatma yöntemleri konusunda eğitti ve iş görüşmelerinde tamamlanmamış ürün örnekleri getirmelerini istedi.

İddia Edilen Gizli Bilgi Hırsızlığı Şeması

Apple'ın davasının merkezinde eski çalışanlar Liu ve Peng ile OpenAI'nin donanım başkanı Tan var. Şikayete göre, Apple'dan ayrılan Liu, şirketten en az bir bilgisayarı döndürmedi ve ardından sonraki haftalarda bir kimlik doğrulama açığını kullanarak şirketin bulut tabanlı ağ depolama sistemine yetkisiz olarak erişti. Apple, Liu'nun teknik özellikleri, yayımlanmamış ürün ayrıntılarını ve Apple'ın ana mantık kartlarının üretimi ve testi hakkında mühendislik sunumlarını içeren onlarca gizli dosya indirdiğini iddia ediyor.

Apple'ın iddialarına göre, Peng de Liu'yu ayrılışından sonraki aylarda şirketin projeleri, mühendislik detayları ve tedarikçi ilişkileri hakkında güncel tuttu. Liu, Peng'e Apple'ın güvenlik ekibinin şüphesini çekmeden dosyaları nasıl kopyalayabileceğini göstererek belirli Apple proje klasörlerine ve tescilli mühendislik verilerine yönlendirdi. Peng, Nisan 2026'de OpenAI'ye katıldı.

İş Görüşmelerinde İstenilen Ürün Örnekleri

Apple ayrıca OpenAI'nin donanım başkanı Tan'ı, şirkete iş başvuru yapan adaylardan ticari sırlar istemekle suçluyor. Tan'ın adaylardan Apple'ın güvenlik testlerini atlatma yöntemleri konusunda bilgi vermelerini ve üzerinde çalıştıkları bileşenleri ile yayımlanmamış ürün örneklerini görüşmelere getirmelerini istediği belirtiliyor.

Ne anlama geliyor?

Bu dava, yapay zeka teknolojisinin hızla geliştiği bir dönemde, teknoloji şirketleri arasındaki yoğun rekabeti göstermektedir. Özellikle donanım geliştirme alanında, şirketler müteahhitler ve mühendisler aracılığıyla rakiplerinin ticari sırlarına erişim konusunda savunmasız durumdadır. Çalışan hareketliliği sektörde yaygın olsa da, şirkete ait malzemelerin iade edilmemesi, bulut sistemlerine yetkisiz erişim ve ardından meslektaşlara bilgi aktarılması ciddi bir ihlaldir.

Bu tür davalar, işi değiştiren mühendislerin hangi bilgileri hangi koşullarda yeni işveren ile paylaşabileceğine dair yasal sınırları tanımlamaya yardımcı olur. Donanım tasarımı ve üretim sırları, yazılımdan daha kolay aktarılabilir niteliktedir çünkü fiziksel örnekler somut kanıt oluşturur. Şirketler genellikle işi terk eden çalışanların gizlilik anlaşmaları imzalamasını talep eder, ancak bu sözleşmeleri ancak ihlal gerçekleştikten sonra uygulatabilir.

Dava sonucu teknoloji şirketlerinin işe alım süreçlerini ve veri koruma politikalarını daha sıkı hale getirmesi beklenmektedir. Bulut depolama sistemlerinin güvenlik açıkları ve eski çalışanların yetki kontrolü mekanizmaları, sektörde yeniden değerlendirilmesi gereken konular haline gelmiştir.