Avustralya'nın altı ay önce yürürlüğe giren 16 yaş altı sosyal medya yasağı, British Medical Journal'da yayımlanan yeni bir araştırmaya göre hedefini büyük ölçüde ıskalamış görünüyor. Çalışma, yasağın başlamasından üç ay sonra Avustralya'daki 12-15 yaş grubu çocukların yüzde 85'inin hâlâ sosyal medya platformlarını kullandığını ortaya koydu.

Çocuklar Yasağı Kolayca Aştı

Araştırmanın bulgularına göre yaş altı kullanıcılarının üçte ikisi en basit yöntemlerle platformlara erişmeyi başardı: yaşlarını 16'dan büyük olarak bildirip sisteme kabul ettiren fotoğraf yüklemek. Böylece çocuklar Instagram, YouTube ve TikTok gibi hizmetleri kullanmaya devam edebildi.

Başbakan Anthony Albanese, yasağı güçlendirme konusunda kararlı olduğunu belirtse de, ülkenin internet düzenleyicisi eSafety Commission'ı bu platformlardan uyum sağlamadıkları için uyararak yasal işlem başlatmaya hazırlanıyor. Meta, TikTok ve YouTube'a karşı açılacak davalar sonucunda platformlar en fazla 49,5 milyon Avustralya doları (yaklaşık 34 milyon dolar) para cezasıyla karşı karşıya kalabilir.

Dünya Yönetimlerinin Gözü Avustralya'da

Avustralya'nın dünyadaki ilk yaşa dayalı sosyal medya yasağı uygulaması, Norveç, İngiltere ve Avrupa'daki diğer ülkelerin benzer kısıtlamaları değerlendirmesine neden oldu. Ancak İtalya'nın başbakanı bu tür yasakların kolayca atlatılabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Ne anlama geliyor?

Sosyal medya platformlarına erişimi yaşa göre sınırlamak, son yıllarda giderek daha fazla ülkede tartışılan bir düzenleme yöntemi haline geldi. Teknolojik açıdan bakıldığında, bu tür kısıtlamalar genellikle üç mekanizmaya dayanır: kullanıcının doğum tarihini kendisinin girmesi (kendi bildirim), yapay zeka sistemlerinin fotoğraflardan yaş tahmin etmesi ve kimlik belgesi doğrulaması. İlk iki yöntem, bu araştırmanın gösterdiği gibi, kararlı bir kullanıcı için çoğu zaman aşılabilecek seviyede bir engel oluşturuyor.

Avustralya'nın durumu, dijital çağda kurulan yasalar ile bunların gerçek dünyadaki uygulanabilirliği arasındaki farkı ortaya koymaktadır. Bir yasa ne kadar iyi tasarlanırsa tasarlansın, bunu uygulayacak teknik sistem ve kurumsal gücü olmadan etkili olmayabileceğini göstermektedir. Platformlar, geliştirdikleri kimlik doğrulama sistemlerini daha güçlü hâle getirmek ya da alternatif yöntemler benimsemek zorunda kalabilir. Çocuk güvenliği konusu giderek önemli bir denetim alanı haline gelirken, sadece yasalar değil, bunları uygulatacak teknolojik araçlar ve cezai müeyyidelerin kombinasyonu gereklidir.