İsrailli adli bilişim şirketi Cellebrite, Rusya hükümetine teknoloji satışını durduracağını açıklamış olsa da, Rus yetkililer şirketin telefon hacklemesi aracını kullanarak muhalif politikacı Andrey Pivovarov'un iPhone'unu hacklemeyi başarmış. Araştırma grubunun bulguları, hükümet müşterileriyle işbirliği yapan teknoloji şirketlerinin ürünlerinin nasıl kullanıldığını kontrol edemediğinin ne kadar zor olduğunu ortaya koymaktadır.
Kesinti Kararı Uygulanamamış
Cellebrite, Mart 2021'de Rus hükümet müşterilerine teknoloji sağlamayı bırakacağını açıklamıştı. Bununla birlikte, üç ay sonra Rusya'nın merkezi soruşturma birimi, Cellebrite'in UFED adlı araçlarını kullanarak Pivovarov'un telefonuna erişim sağlamayı başardı. Şirketin resmi web sitesinde, kesinti kararıyla cihazların işlev görmesinin veya yazılım güncellemesi almasının engellenebileceği belirtilmişti.
Araştırma grubunun temeli olan Citizen Lab, bu olayın Cellebrite'in müşteri politikalarının bir sonucu olduğunu ifade etti. İsrailli insan hakları avukatı Eitay Mack, şirketin teknoloji satışını durdurmasının ve hatta yazılım lisansını iptal etmesinin dahi, eski müşterilerin aracı kötüye kullanmasını önleyemediğini vurguladı.
Güvenlik Açığının Boyutu
Mack, Cellebrite'in müşterilerinden satılan hacklemesi araçlarını söküp sökmediğini sorgulamamasının kritik bir boşluk olduğunu belirtti. Citizen Lab'ın kıdemli araştırmacısı John Scott-Railton ise, Cellebrite'in kötüye kullanım raporlarından sonra araçları uzaktan devre dışı bırakması ve veri imajlarıyla kullanılan dijital parmak izleri uygulaması gerektiğini önerdi.
Geçmişteki Benzer Vakalar
Cellebrite'in teknolojisinin muhalif, insan hakları aktivisti ve gazetecilere karşı Hong Kong, Kenya ve Ürdün'de kullanıldığının dökümante edilmiş örnekleri bulunmaktadır. Şirket, dünyanın çeşitli ülkelerindeki hükümetlere ve Birleşik Devletler'e de cihazlar satmaktadır.
Ne anlama geliyor?
Dijital adli bilişim araçları, yasal soruşturmaların önemli parçasıdır; polis ve güvenlik kurumları şüphelilerin cihazlarından veri çıkarmak için bu tür teknolojileri kullanır. Ancak bu araçlar yanlış ellerde kullanılırsa, siyasi muhalif, gazeteci veya insan hakları savunucularının gizliliği ciddi tehdit altına girebilir. Bir şirket ürünü müşteriye teslim ettikten sonra, o ürünün nasıl kullanıldığını kontrol etmek çok zordur; yazılım güncellemeleri durdurulsa bile cihazlar ve eski sürümleri çalışmaya devam edebilir.
Bu durum, savunmasız grupları koruyan uluslararası anlaşmalar ve kuralların teknoloji sektöründe ne kadar etkisiz olabileceğini gösterir. Şirketler ürünlerini kötü niyetli hükümetlere satarken veya satış sonrası o ürünlerin suistimali hakkında bilgi sahibi olup hareketsiz kalırken, dijital baskı araçları yasal engellerin ötesinde çalışmaya devam eder. Kullanıcılar açısından ise, özellikle muhalif veya hassas konuları takip eden kişiler, bu tür cihazlara erişimi olan otoriter rejimler tarafından hedef alınma riskiyle karşı karşıya kalır.





Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.