Yapay zeka verisi merkezi kapasitesi tarafından yutulmayan teknoloji endüstrisi, bileşen kıtlığı nedeniyle cihaz fiyatlarını rekor seviyelere çıkarmış durumda. Apple'dan Microsoft'a ve Valve'ye kadar büyük şirketler ürünlerinin fiyatlarını önemli ölçüde artırdı. Danışmanlık firması Kearney'e göre bu kriz 2030 yılına kadar sürecek.
Tamir Etmek Yeni Normal Olabilir
Sam Rutherford, Engadget'teki yazısında, İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere'nin tekstil atıkları azaltmak için başlattığı "Make Do and Mend" (Geçin ve Onarın) kampanyasından ilham alıyor. Endüstrinin yıllar boyunca cihazları onarılmaz hale getirerek değiştirmeyi teşvik etmeye çalışmasına karşı, kullanıcıların kendi cihazlarının kontrolünü tekrar ele alması gerektiğini savunuyor.
Rutherford, Framework dizüstü bilgisayarlar ve Fairphone gibi kolayca tamir edilebilen cihazlardan örnek veriyor. Kendi deneyiminden, bir çim biçme makinesinin yedek parçasını çevrimiçi olarak bulup 9 sterline satın almaktan, TV'nin arkaişık aydınlatmasını değiştirmeye kadar pek çok onarımı kendi başına yapabildiğini anlatıyor.
Yasal Değişiklikler Tamir Hakkını Güçlendiriyor
Aynı zamanda hükümetlerde de olumlu adımlar atılıyor. 2024'te Oregon, üçüncü parti parçaların kullanımını mümkün kılan "parts pairing" (parça eşleştirme) yasağını koyan ilk ABD eyaleti oldu. Avrupa Birliği ise elektronik atık azaltma kapsamında, 18 Şubat 2027'den sonra satılan cihazların kolayca değiştirilebilir pil içermesi zorunluluğunu getirdi.
Rutherford, bileşen kıtlığından kaynaklanan yüksek fiyatları kabullenmemenin tek yolunun bilinçli bir alışveriş boykotu olduğunu öne sürüyor. Bir veya iki yıl boyunca gerçekten gerekli olmadıkça yeni cihaz almama kararının, yapay zeka balonu patladığında fiyatların düşük kalmasını sağlayabileceğini belirtiyor.
Ne anlama geliyor?
Yarı iletken üretiminde yaşanan darboğaz, dünyadaki birkaç üreticiye bağımlı bir sektörü ortaya koyuyor. Veri merkezi kapasitesi için artan talep, geçmişte olduğu gibi pahalı dönemleri yaratıyor. Bu tür dönemlerde, cihazları olabildiğince uzun süre kullanmaya devam etmek hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemli hale geliyor.
Onarılabilirlik tasarımı, cihazın içinde yer alan bileşenleri (pil, ekran, ana kart, soğutma sistemi) kullanıcı veya teknikyen tarafından kolayca çıkarılıp değiştirebilecek şekilde düzenlemek anlamına geliyor. Bu yaklaşım, tek bir bileşenin arızalanması durumunda tüm cihazı atıp yenisini almak yerine, sadece o parçayı değiştirmeyi mümkün kılıyor. Yazılımsal kilitlemeler (parça eşleştirme) olmadan, orijinal olmayan parçaların da kullanılabilir hale gelmesi, onarım maliyetlerini ciddi ölçüde düşürebiliyor ve ürünün yaşam döngüsünü uzatabiliyor.
Türkiye'de elektronik ürünlerin fiyatları da küresel bileşen kıtlığından etkileniyor. Bağımsız onarım atölyeleri ve yerel teknisyenlerin hizmetleri, özellikle garanti süresi dolmuş cihazlarda uygun bir alternatif sunabiliyor. Ayrıca cihazlarını kendileri tamir etmek isteyen kullanıcılar için çevrimiçi rehberler ve yedek parça temini giderek kolaylaşıyor.





Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.