Cisco çatısı altındaki Outshift, farklı alanlarda uzmanlaşmış yapay zeka ajanlarının bir ekip gibi beraber çalışmasını sağlayacak yeni bir yatay mimari üzerinde çalışıyor. Mevcut sistemlerin tek başına güçlü olmasına rağmen koordinasyon kuramadığını belirten şirket, ajanların ortak niyet, bağlam ve akıl yürütme süreçlerini paylaşabileceği bir yapı hedefliyor.

İnternet Bilinci ve Bağlantı Katmanı

Outshift Genel Müdürü Vijoy Pandey tarafından açıklanan vizyona göre, sistem iki ana katmandan oluşuyor. İnternet of Agents olarak adlandırılan bağlantı katmanı, otonom ajanların birbirlerini keşfetmesini, kimliklerini doğrulamasını ve farklı alanlar arasında mesaj alışverişi yapmasını sağlıyor. Bu katmanın üzerinde yer alan Internet of Cognition ise semantik bir katman oluşturarak ajanların ortak hedefler doğrultusunda beraber düşünmesine imkan tanıyor.

Çoklu Ajan Sistemlerindeki Başarısızlık Oranları

Yapay zeka endüstrisinin bugüne kadar dikey büyümeye, yani daha büyük modellere ve daha fazla veriye odaklandığını belirten Pandey, geniş ölçekli problem çözme için yatay ölçeklenmenin şart olduğunu vurguluyor. Yazılım mühendisliği ve ilaç keşfi gibi alanlarda denenen çoklu ajan sistemlerinin performansının şu ana kadar yetersiz kaldığını belirten şirket, yapılan bir araştırmada yedi açık kaynaklı çoklu ajan sisteminin yüzde 41 ile yüzde 87 arasında başarısızlık oranı sergilediğine dikkat çekiyor.

Açık Kaynaklı AGNTCY Projesi

Bu koordinasyon sorununu çözmek amacıyla Outshift, Linux Foundation bünyesinde açık kaynaklı bir proje olan AGNTCY'yi geliştirdi. Bu teknoloji, farklı şirketler ve platformlar arasındaki ajanların standart protokoller üzerinden iletişim kurmasını sağlayarak, insanların tarih boyunca bilgi birikimini paylaşarak medeniyet kurmasına benzer bir kolektif zeka yapısı oluşturmayı amaçlıyor.

Ne anlama geliyor?

Yapay zeka sistemleri genellikle belirli bir görevde uzmanlaşmış tekil yapılar şeklinde çalışır. Bir sistem randevuları yönetirken diğeri finansal işlemleri yapabilir ancak bu iki yapı arasındaki geçiş genellikle bir insan operatörün onayına veya yönlendirmesine ihtiyaç duyar. Söz konusu teknolojik yaklaşım, bu bağımlılığı ortadan kaldırarak farklı görevler için eğitilmiş yazılımların birbirlerinin mantık silsilesini anlamasını ve ortak bir amaca hizmet etmesini sağlar.

Bu mekanizma, yazılımların sadece veri transfer etmesini değil, aynı zamanda mevcut durumu ve hedefleri ortak bir havuzda toplamasını sağlar. Böylece sistemler, daha önce eğitilmedikleri tamamen yeni bir sorunla karşılaştıklarında, sahip oldukları farklı uzmanlıkları birleştirerek kolektif bir çözüm yolu üretebilirler. Kullanıcı açısından bu durum, karmaşık iş süreçlerinin insan müdahalesi olmadan, farklı uzmanlık alanlarına sahip dijital yardımcılar tarafından uçtan uca tamamlanması anlamına gelir.