Programın adı RAPIID (Resuscitation and Prevention of Ischemia-Induced Dysfunction) ve amacı, kütle savaşları ve sivil sağlık hizmetlerinde kullanılabilecek raf ömrü uzun, depolanabilir kan bileşenleri geliştirmek.
Kan Krizi ve Mevcut Sorunlar
Savaş alanlarında ve sivil hastanelerde kan sıkıntısı ciddi bir sorun teşkil ediyor. Amerikan Cerrahi Koleji verilerine göre, ABD'de yıllık yaklaşık 10.000 ölüme kan eksikliği sebep olurken, dünya çapında bu rakam milyonları buluyor. Kanın saklama süresi de kısıtlayıcı bir faktör: Taze tam kan buzdolabında sadece 35 gün dayanabiliyor; trombositler ise bir hafta içinde bozuluyor. Bu durum, kan ihtiyacının ne zaman ortaya çıkacağını önceden tahmin etmenin zor olmasından kaynaklanıyor.
RAPIID Programının Hedefleri
Program yöneticisi ve Navy subayı Lt. Cmdr. Robert Murray, RAPIID'in üç ana kan bileşenini (plazma, trombosit ve eritrosit) raf ömrü uzun, dondurulmuş ya da oda sıcaklığında saklanabilir biçimlerde sentezlemeyi amaçladığını belirtiyor. Projenin ilk aşamaları bu yılın sonlarında başlamaya hazırlanıyor. RAPIID, daha önce DARPA’nın 47,5 milyon dolarlık FSHARP projesinde elde edilen hayvan deneyleri sonuçlarını da temel alıyor.
Gelecek İçin Beklentiler
JAMA dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göre, savaş yaralanmalarında kan nakli için 36 dakikalık kritik bir zaman dilimi bulunuyor. Bu sürenin kısalması, sahadaki tıbbi ekiplerin hayatta kalma şansını artırabilir. Sentetik kan çözümleri, hem askeri hem de sivil sağlık sistemlerinde kan teminiyle ilgili riskleri azaltmayı hedefliyor.






Yorumlar (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.