Zemin bakım teknolojileri alanında faaliyet gösteren Dreame, ıslak ve kuru süpürge kategorisinde toplam sevkiyat sayısının 10 milyon adedi aşdığını duyurdu. Şirket, bu büyümenin temelinde Ar-Ge odaklı stratejisinin ve üretim altyapısına yaptığı yatırımların yer aldığını belirtti.

Ar-Ge Yatırımları ve Patent Başarıları

2021 yılında ilk ıslak ve kuru süpürge modelini tanıtan marka, satış gelirlerinin yaklaşık yüzde 7'sini araştırma ve geliştirme faaliyetlerine ayırıyor. Bu strateji sonucunda global ölçekte 2.000'den fazla patent başvurusu yapan şirket, bunlardan 800'ünü tescilledi. Ayrıca, ıslak ve kuru süpürge biriminde görev yapan personelin yüzde 70'inden fazlasının Ar-Ge uzmanlarından oluştuğu açıklandı.

Üretim Kapasitesinde Dijital Dönüşüm

2023 yılında hayata geçirilen akıllı üretim tesisleri ile operasyonel verimliliğini yüzde 50 artıran şirket, kişi başına düşen üretim kapasitesinde yüzde 30'luk bir artış yakaladı. 2024 yılı itibarıyla yıllık üretim kapasitesini 3,5 milyon adedin üzerine çıkaran marka, bu sayede küresel sevkiyatlarını stabilize etmeyi başardı.

Küresel Pazar Liderliği ve Ödüller

Frost & Sullivan verileri, Dreame'in 17 farklı ülke ve bölgede pazar lideri olduğunu ve bazı bölgelerde pazar payının yüzde 70'i geçtiğini gösteriyor. Dünya genelinde 42 milyondan fazla haneye giren marka; New York Product Design Awards Altın Ödül, CES 2026 ve IFA 2025 inovasyon ödülleriyle başarısını tescilledi. Marka, ürün gamına 180 derece yatabilen tasarımlar ve TÜV sertifikalı dolama karşıtı teknolojiler ekleyerek kullanıcı deneyimini geliştirdi.

Ne anlama geliyor?

Söz konusu teknoloji, aynı anda hem sıvı temizleme hem de katı atık toplama yeteneği sunan bir mekanizma üzerine kuruludur. Geleneksel yöntemlerdeki süpürme ve paspaslama işlemini tek bir cihazda birleştirerek ev temizliği sürecini hızlandırır. Özellikle fırça sistemlerindeki dolanma karşıtı mekanizmalar, saç ve tüy gibi malzemelerin dönen aksama takılmasını önleyerek cihazın performans kaybını engeller.

Üretim tarafındaki dijitalleşme ve akıllı fabrikalar, hata payını düşürürken hızın artmasını sağlar. Bu durum, yüksek adetli üretimlerin standart kalite kontrol süreçlerinden geçerek daha hızlı bir şekilde son kullanıcıya ulaştırılmasına imkan tanır. Kullanıcılar için bu süreç, daha teknolojik özelliklerle donatılmış cihazlara daha erişilebilir sürelerde ulaşmak anlamına gelir.