Ferrari, Special Projects programı kapsamında tek bir müşteri için geliştirdiği özel model CZ26'yı tanıttı. ABD'li bir müşterinin talebiyle hazırlanan ve dünyada yalnızca bir adet üretilen bu otomobil, markanın tasarım ve mühendislik sınırlarını zorlayan kapsamlı bir proje olarak öne çıkıyor.

SF90 Stradale Altyapısı ve 1.000 Beygir Güç

Tasarımcısı Flavio Manzoni liderliğindeki Ferrari Design Studio tarafından iki yıllık bir süreçte hayata geçirilen CZ26, teknik temelini SF90 Stradale modelinden alıyor. Araçta kullanılan 3.990 cc hacmindeki çift turbo V8 motor tek başına 797 cv güç ve 804 Nm tork üretirken, üç elektrik motorunun desteğiyle toplam sistem gücü 1.000 cv'ye ulaşıyor.

Sürat Performansı ve Elektrikli Menzil

Sekiz ileri çift kavramalı şanzımanla donatılan otomobil, 0'dan 100 km/s hıza sadece 2,5 saniyede çıkabiliyor ve maksimum 328 km/s hıza ulaşabiliyor. Plug-in hibrit sistemin kalbinde yer alan 7,9 kWh kapasiteli batarya, araca 25 kilometre boyunca sadece elektrikle seyretme imkanı tanıyor.

70'lerin Esintilerini Taşıyan Özel Tasarım

1970'lerin İtalyan endüstriyel tasarım çizgilerinden esinlenen CZ26, yatay hatların hakim olduğu iki kutulu bir silüete sahip. Gövdeyle birlikte soğutma sistemleri ve aerodinamik yapı da tamamen yeniden düzenlendi. İç mekanda ise karbon fiber parçalar, siyah teknik kumaşlar ve kırmızı detaylar kullanılırken, koltuklarda katmanlı üretim yöntemi tercih edildi.

Ne anlama geliyor?

Süper spor otomobil sektöründe kişiye özel üretim süreci, standart modellerin ötesine geçerek tamamen tekil araçların yaratılmasını kapsar. Bu yöntemle, mevcut bir şasinin ve motor altyapısının üzerine tamamen yeni bir gövde ve iç tasarım inşa edilir. Böylece araç, teknik performansını korurken görsel olarak benzersiz bir kimlik kazanır.

Söz konusu hibrit motor mekanizması, içten yanmalı motorun gücünü elektrikli motorlarla birleştirerek anlık hızlanma kapasitesini artırır. Elektrikli sürüş modu ise kısa mesafelerde sessiz ve emisyonsuz hareket etmeyi sağlar. Aerodinamik düzenlemeler, yüksek hızlarda aracın yere daha sağlam tutunmasını sağlayarak yol tutuşunu ve güvenlik seviyesini optimize eder.