Olay, 2025'in Nisan ayında başladı; okul yönetimi, öğrencilerin güvenliğini artırmak amacıyla altı adet Flock güvenlik kamerası taktırarak sisteme dahil oldu. Ancak eylül ayına gelindiğinde, okul idaresi ciddi gizlilik endişeleri taşımaya başladı. Flock'un verileri Göçmenlik ve Sınır Polisi (CBP) ile paylaştığı, kamera görüntülerinin yeterince güvende olmadığı ve hem emniyet güçlerinin hem de şirket çalışanlarının bu verilere erişim yetkilerini kötüye kullandığı yönündeki kaygılar, yönetimin kararını hızlandırdı.
Kameraları kapatma çabası ve şirketin direnişi
Ekim 2025'te Elgin Community College, Flock'tan kameraları sökmelerini talep etti. Okul Başkanı Peggy Heinrich, şirketin sözleşmede bir ihlal olmadığını belirterek bu isteği geri çevirdiğini açıkladı. Durumun ciddiyeti, okul yönetiminin aralık ayında ikinci bir girişimde bulunmasıyla arttı; okul, kalan beş aylık sözleşme süresi için ödemeyi teklif ederek kameraların kaldırılmasını istedi. Ne var ki Flock, bu teklife de sessiz kalarak yanıt vermedi. İletişimin kopması üzerine olay, fiziksel bir mücadeleye dönüştü ve iki taraf arasında garip bir gizlilik savaşı yaşandı.
Çöp torbaları ve gizemli araçlar
Okul personeli, Flock'un talebine uymaması üzerine kameraları siyah çöp torbaları ve kelepçelerle kapatmaya başladı. Bu uygulama, görüntü alımını engellemeyi hedefliyordu. Ancak Heinrich'in aktardığına göre, plakasız bir araçtan inen ve Flock'a ait olduğu düşünülen çalışanlar, düzenli aralıklarla bu kaplamaları sökerek kameraların çalışmaya devam etmesini sağladı. Yönetim, 'Biz kapatıyoruz, onlar açıyor' şeklinde bir gidiş geliş sürecine girdi. Bu gerilim, nisan ayında sözleşmenin süreleri dolana kadar sürdü. Sözleşmenin bitmesiyle birlikte Flock, kameraları nihayet sökerek Elgin Community College'dan ayrıldı. Bu olay, akıllı şehir teknolojilerinin ve plaka tanıma sistemlerinin eğitim kurumlarında yarattığı gizlilik tartışmalarını bir kez daha gündeme getirdi.






Yorumlar (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.