Google, Avrupa Birliği'nin Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamında aldığı 460 milyon euro (543 milyon dolar) cezasının ardından arama sonuçlarında önemli değişiklikler yaptı. Şirket, özellikle seyahat ve alışveriş aramalarında kendi hizmetlerini öne çıkaran pratiklerin kaldırıldığını doğrularken, bunun kullanıcı deneyimini ciddi ölçüde zora soktuğunu ifade etti.

Avrupa'da arama sonuçları nasıl değişti?

Daha önce Avrupa dışındaki kullanıcılara sunulan, otel fiyatları ve uçak bileti müsaitlik bilgilerini anlık olarak gösteren paneller kaldırıldı. Bunun yerine, arama sayfasının en üst kısmına uzmanlaşmış bir seyahat arama motoruna giden tek bir bağlantı yerleştirildi. Bu bağlantının hemen altında, daha az detay içeren iki farklı bağlantı ve gerçek zamanlı fiyat veya müsaitlik bilgisi taşımayan bir otel, hava yolu veya restoran karuseli bulunuyor.

Google'ın sözcüsü Nick Fox, Reuters'a verdiği demeçte bu değişikliklerin 'Avrupalı kullanıcılar için deneyimi bozduğunu' belirtti. Fox'a göre bu durum, yerel işletmelerin aleyhine çevrimiçi aracılara (intermediary platformlara) avantaj sağlıyor ve kullanıcıların her gün bağımlı olduğu işlevsel özellikleri ortadan kaldırıyor. Eski sistemde, organik arama sonuçlarına ulaşmak için sayfanın alt kısımlarına kadar kaydırılması gerekiyordu; ancak yeni sistemde sıralama tamamen algoritmik kriterlere göre belirlenecek.

Muafiyet süresi ve olası yaptırımlar

Avrupa Komisyonu, Google'ın kendi hizmetlerini seyahat ve alışveriş aramalarında haksız yere öne çıkardığı gerekçesiyle Temmuz ayında şirkete para cezası kesmişti. DMA hükümlerine uyum için şirkete tanınan 60 günlük süre 23 Eylül'de sona erecek. Bu tarihten sonra değişikliklerin tamamlanmamış olması halinde, Google'a küresel gelirinin yüzde 5'ine varan ek cezalar kesilebilecek. Şirket, uygulamanın tam olarak ne zaman biteceğine dair kesin bir takvim paylaşmazken, mevcut geçiş sürecinin AB genelinde hala devam ettiği bildiriliyor.

Ne anlama geliyor?

Bu gelişme, dijital platformların kendi ürünlerini organik arama sonuçlarından ayrı tutma zorunluluğunun pratik sonuçlarını gözler önüne seriyor. Algoritmik tarafsızlık ilkesi, kullanıcıların tek ekrandan aldığı hızlı karşılaştırma ve anlık veri özelliklerini sınırlayarak, daha sade ama işleyişi farklı bir arama mimarisini zorunlu kılıyor. Tüketici tarafında, farklı siteler arasında geçiş yaparak bilgi toplama süreci uzayabilirken, rekabet ortamında büyük teknoloji devlerinin kendi ekosistemlerini doğrudan arama motoru üzerinden destekleme kapasitesi zayıflamış oluyor. Bu durum, yerel işletmelerin ve üçüncü taraf platformların görünürlük dinamiklerini yeniden şekillendirirken, kullanıcıların arama alışkanlıklarında da kalıcı bir değişime yol açabilir.