Google, Hint kökenli iklim teknolojisi girişimi Mitti Labs'ten 2030 yılına kadar toplam 1 milyon karbon kredisi satın alacak. Şirketlerin ortak açıklamasına göre, bu anlaşma pirinç tarımından kaynaklanan metan emisyonlarının azaltılmasına dayanan dünyada bugüne kadar kamuya duyurulan en büyük işlem niteliğinde.

Yaygın Kapsam ve Finansal Detaylar

Mitti Labs eş kurucusu Xavier Laguarta'nın verdiği röportaja göre, dört yıllık sözleşme Karnataka, Andhra Pradesh ve Telangana eyaletlerindeki pirinç tarlalarını kapsayacak. Projenin zirve teslimat dönemlerinde yaklaşık 100.000 hektarlık bir alanda faaliyet göstereceği belirtildi. Taraflar, anlaşmanın finansal koşullarıyla ilgili herhangi bir rakam paylaşmadı.

Tarımsal Verimlilik ve Çevresel Etki

Proje kapsamında çiftçiler, pirinç tarlalarının sulak kalma sürelerini kısaltan uygulamaları benimsedikleri için ödeme alacak. Mitti Labs, bu tekniğin ürün verimini düşürmeden metan emisyonlarını yaklaşık %50 ve sulama suyu kullanımını yaklaşık %40 oranında azalttığını öne sürüyor. Girişimin son iki yılda yürüttüğü projelerle 500 milyar litreden fazla su tasarrufu sağlandığı ifade ediliyor.

Yapay Zeka Yatırımları ve Sıfır Atık Hedefi

Google, yoğun yapay zeka altyapı yatırımlarına rağmen 2030'a kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşma mücadelesi veriyor. Şirketin Haziran ayında yayımladığı çevresel rapora göre, sera gazı emisyonları 2025'te yıllık bazda %18 artarak yaklaşık 14,5 milyon metrik ton karbondioksit eşdeğerine ulaştı. Mitti Labs ile görüşmelere yaklaşık bir yıl önce başlandığı ve Google'ın su tasarrufu potansiyeli ile ölçeklenebilirlik kriterleri nedeniyle bu projeye ilgi duyduğu aktarıldı.

Ne anlama geliyor?

Bu tür anlaşmalar, büyük teknoloji devlerinin artan enerji tüketimlerini dengelemek için karbon pazarındaki doğal kaynak tabanlı çözümlere yönelimini göstermektedir. Metan, karbondioksitten çok daha güçlü bir sera gazı olduğundan, tarım alanlarındaki bu gazların azaltılması, standart ormancılık projelerine kıyasla daha yüksek bir iklim etkisi yaratabilir.

Teknik olarak, pirinç tarlalarındaki su seviyesinin yönetilmesi, topraktaki oksijen dengesini değiştirerek metan üreten mikroorganizmaların faaliyetlerini kısıtlar. Bu yöntem, hem sera gazı salınımını engellemekte hem de tarımsal sulama maliyetlerini düşürerek çiftçiler için ekonomik bir model oluşturmaktadır. Kullanıcılar açısından bu, dijital hizmetlerin çevresel ayak izinin, doğrudan tarımsal verimlilik projeleriyle ilişkilendirilerek telafi edilmesine yönelik bir pazar mekanizmasının işlemeye devam ettiğini göstermektedir.