Teknoloji devi IBM, ikinci çeyrek verileri sonrası yıl sonu gelir büyüme beklentisini yüzde 5'in üzerinden yüzde 4 ile 5 aralığına çekti. Şirketin ana bilgisayar (mainframe) sistemleri satışlarında yaşanan sert düşüş, finansal öngörülerin revize edilmesine yol açtı.

Mainframe Satışlarında Yüzde 42'lik Sert Kayıp

30 Haziran ile sona eren ikinci çeyrekte, Z sistemleri olarak bilinen ana bilgisayar satışları yüzde 42 oranında azaldı. Geçtiğimiz yıl yeni sistemlerin piyasaya sürülmesiyle yakalanan büyüme ivmesi, bu dönemde yerini belirgin bir talep düşüşüne bıraktı. Şirketin CFO'su Jim Kavanaugh, bu azalmanın tamamen altyapı birimi ve ilgili yazılımlardaki zayıflıktan kaynaklandığını, şirketin diğer bölümlerinin ise oldukça iyi performans gösterdiğini belirtti.

Yazılım Hedefleri ve Maliyet Yönetimi

Yazılım birimi için yıllık büyüme hedefi yüzde 6 ile 8 arasına çekilirken, şirketin toplam geliri çeyrek bazında yaklaşık yüzde 1 artarak 17 milyar dolara ulaştı. Hisse başına düzeltilmiş kazanç ise yaklaşık 3 dolar olarak gerçekleşti. IBM, üçüncü taraf teknoloji harcamalarını kısarak, tedarik zinciri yönetimini sıkılaştırarak ve idari giderleri azaltarak bu yıl ek olarak 1 milyar dolar serbest nakit akışı sağlamayı planlıyor.

Yapay Zeka ve Altyapı Stratejileri

Red Hat, HashiCorp ve Confluent gibi satın almalarla kendisini bir yazılım şirketine dönüştüren IBM, kurumsal güvenlik alanında OpenAI ile iş birliği yapıyor. Starbucks'ın bazı IBM yazılımlarını kendi geliştirdiği araçlarla değiştirme arayışında olduğu haberleri üzerine Kavanaugh, söz konusu uygulamanın yapay zeka tarafından dönüştürülmeye açık olduğunu kabul etti. Ancak çoğu kurumsal yazılımın altyapı katmanına yakın olduğunu ve bu nedenle değiştirilmesinin çok daha zor olduğunu savundu. Şirket ayrıca, modern iş yüklerini Z sistemlerinde çalıştırmak için Arm ile ortaklık kurarak platformunu güncel tutmayı hedefliyor.

Ne anlama geliyor?

Kurumsal veri merkezlerinin temelini oluşturan büyük ölçekli işlemleme sistemleri, yüksek güvenlik ve işlem kapasitesi sunan donanımlardır. Bu sistemler, bankacılık ve sigortacılık gibi kritik sektörlerin veri trafiğini yöneten fiziksel altyapıları sağlar. Ancak veri depolama ve işleme yöntemlerinin bulut tabanlı sistemlere kayması, geleneksel donanım modellerine olan ihtiyacı azaltmaktadır.

Sektörde yazılım odaklı modele geçiş, donanım bağımlılığını azaltarak daha esnek çözümler sunmayı amaçlar. Verilerin işlendiği en alt katmanda yer alan sistemlerin değiştirilmesi, üst katmandaki uygulama yazılımlarına göre çok daha riskli ve maliyetli süreçlerdir. Bu durum, altyapı sağlayıcılarının mevcut donanımlarını yeni nesil hesaplama yöntemleriyle uyumlu hale getirme gereksinimini doğurur.