İstanbul Havalimanı'nda yapımı tamamlanan dördüncü ana pist, 18 Eylül 2026'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla hizmete girecek. Bu gelişmeyle havalimanındaki toplam pist sayısı altıya ulaşacak ve uçuş operasyonlarında önemli bir kapasite artışı sağlanacak.
Pist Sayısı 6'ya Çıkıyor
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, konuya ilişkin yazılı açıklamasında havalimanının mevcut durumunu ve yeni pistin getireceği avantajları paylaştı. Bakan Uraloğlu'na göre İstanbul Havalimanı, kuzey-güney doğrultusunda uzanan 3 ana ve 2 yedek olmak üzere toplamda 5 pistle faaliyet gösteriyor. Yeni pistin devreye alınmasıyla birlikte bu sayı 6'ya yükselecek. Havalimanı, 110'dan fazla havayolu ile iş birliği içinde 340'ı aşan destinasyona bağlantı imkânı sunuyor.
Yakıt ve Zaman Tasarrufu Hedefleniyor
Bakan Uraloğlu, yeni pistin özellikle iç hat uçuşları ve doğu yönlü rotalarda kritik bir rol üstleneceğini belirtti. Doğu-batı ekseninde konumlanan yeni pist sayesinde taksi süreleri ve havada kalış sürelerinin kısalması planlanıyor. Bu sayede yakıt tüketiminde ve zaman yönetiminde tasarruf elde edilecek. Ayrıca olumsuz hava koşullarında operasyonel çeşitliliğin artması, iniş-kalkış emniyet marjının genişletilmesi ve zamanında kalkış oranlarının artırılması hedefleniyor. Nisan 2025'te hayata geçirilen, Avrupa'da bir ilk olan üçlü bağımsız paralel pist operasyonunun ardından kapasite bir kez daha güçlendirilmiş olacak.
Ne anlama geliyor?
Büyük ölçekli havalimanlarında paralel pistlerin farklı yönlerde veya bağımsız şeritlerde kurgulanması, hava trafiğindeki yoğunluğu dağıtarak kargaşayı önler. Özellikle karşı rüzgar veya fırtına gibi meteorolojik etkenlerde, kuzey-güney eksenindeki pistlerin kullanılamadığı durumlarda doğu-batı eksenindeki pistler devreye girerek kesintisiz operasyon imkânı tanır. Bu yapı, havayolu şirketleri için kalkış penceresinin daha verimli kullanılmasını sağlayarak gecikme riskini azaltır.
Kullanıcı deneyimi açısından bakıldığında, daha az beklenilen taksi süreleri ve düzgün akış, hem yolcuların aktarma sürelerini hem de havayolu şirketlerinin uçak devir hızlarını olumlu etkiler. Yakıt tasarrufu, operasyonel maliyetlerin düşmesine ve karbon ayak izinin küçülmesine katkıda bulunur. Sonuç olarak, artan pist kapasitesi, özellikle yoğun sezonlarda yaşanan kapasite darboğazlarını gidererek havalimanının daha esnek ve dirençli bir yapıya kavuşmasını sağlar.


Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.