İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 88. duruşmada, iş insanı Kemal Şahin, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlantı kurarak duruşma gerçekleştirdi. Şahin, büyük bir inşaat projesinde arsa sahibi olduğunu ve beş inşaat firmasıyla anlaşmalar yaptığını savunarak, ruhsat aşamasından satış, pazarlama ve iskan sürecine kadar tüm sorumluluğu diğer şirketlere devrettiğini belirtti. Proje devam ederken belediyeden iki okul yapma talebi alındığını, önce reddettiğini ancak belediyenin ısrarı üzerine hayır işleri geçmişine dayanarak kabul ettiğini açıkladı.

İnşaat Projesinin Detayları

Şahin, projenin ruhsatının alınmasından itibaren imalat, satış, pazarlama ve iskan alanında tüm sorumluluğu diğer firmalara verdiğini, hasılat paylaşımı nedeniyle bağımsız bölümlerin tapularının kendilerine kaldığını iddia etti. Belediye taleplerine karşılık, daha önce Çorlu ve Konya’da okul inşa etmiş olması nedeniyle hayır işi olduğu gerekçesiyle kabul etti.

Suçlamalar ve Savunma

Şahin, suçlamaları kabul etmediğini belirterek beraat talebinde bulundu. Avukat Zeynep Tezcan, müvekkili Murat Kapki’nin 4 taşınmazını devretmesi suretiyle suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan yargılandığını ve Kapki’yi alacaklarını tahsil etmek amacıyla taşınmaz teklif ettiğini savundu.

Diğer Sanıkların Beyanları

Eski Medya AŞ çalışanı Mehmet Recep Taşçı, 2018’te satın alma müdürlüğünde görev almış olup, ihale süreçlerinde karar verme yetkisi olmadığını belirtti. 11 Kasım 2025 tarihli iddianame ile birlikte savcılığa verdiği ifadenin ardından, 10 yıl çalıştığı işten iki hafta içinde çıkarıldığını ve bu konuda dava açtığını açıkladı.

Ne Anlama Geliyor?

İnşaat projelerinde, ruhsat aşamasından satışa kadar sorumluluğun başka şirketlere devredilmesi, proje sahiplerinin risklerini azaltmak ve finansal yükümlülükleri paylaşmak amacıyla kullanılan yaygın bir uygulamadır. Belediyeler, sosyal sorumluluk projeleri kapsamında okul ve benzeri kamu hizmetleri için özel sektör iş ortaklarından destek isteyebilir; bu durum, şirketlerin hayır işleri geçmişi ve toplumsal sorumluluk projeleriyle ilişkilendirildiğinde, iş birliği yapma kararı alabilirler.

Suçlamalarla ilgili olarak, mal varlığı değerlerinin aklama suçundan yargılanması, şirketler arasında gerçekleşen finansal işlemlerin yasal çerçevede kontrol edilmesi ve denetlenmesi sürecinin bir parçasıdır. Böyle durumlarda, mahkemeler, ilgili tarafların mal varlığına ilişkin belgeleri ve işlemleri detaylı olarak inceleyerek suçun varlığını veya yokluğunu değerlendirir.