Antalya'nın önemli su kaynağı Köprüçay Nehri, pandemi sonrasında artan kaçak yapılaşma ve çevre kirliliğiyle mücadele etmek zorunda kalıyor. Bölgede tespit edilen yüzlerce kaçak yapıda yaşayanlar, kanalizasyon sistemi olmadığı için atıklarını doğrudan nehre döküyor.
Yaygın Kaçak Yapılaşma Sorunu
Kaş'tan Gazipaşa'ya kadar uzanan bölgede, özellikle kıyı alanlarında kaçak yapı sayısı hızla artıyor. Aksu Belediyesi 2024 Kasım ayında Aksu Nehri ve Kumköy sahilinde yaklaşık 1000 kaçak çardağı yıktıktan sonra, kumsal altında 1500'ün üzerinde lağım çukuru tespit etti. Belek-Boğazkent sınırındaki Acısu Nehri kıyısında da sayıları 300'e ulaşan, balıkçılık faaliyeti adı altında kurulan yapılar belirlenmiş ve yıkım kararı alınmıştır.
Doğrudan Nehre Atılan Atıklar
Köprüçay'ın denize döküldüğü alanda 100'ün üzerinde kaçak çardak bulunuyor. Bu yapılarda yaşayanlar, altyapı olmadığı için lağım atıklarını doğrudan nehre bırakıyor. Atılan içki şişeleri, ev eşyaları ve diğer katı atıklar da su kirliliğini artırıyor. Benzer sorunlar Beşgöz Nehri kıyısında da görülüyor.
Ne anlama geliyor?
Kaçak yapılaşma ve kanalizasyon altyapısı olmadan atık yönetimi yapma sorunu, su kaynaklarının kirlenmesinin temel nedenidir. Yapılan kişiler, yaşadıkları yerlerde yasak olmayan uygun depolama ve arıtma sistemi kulamadıklarında, atıkları içlerinde bulundukları su havzasına doğrudan vermek zorunda kalıyor. Bu durum nehir ve akarsulardaki su kalitesini düşürüyor; tarım, balıkçılık ve turizm gibi su kaynaklarına bağlı sektörleri olumsuz etkiliyor.
Sorunun çözümü, iki aşamada ele alınmalı: yapıların yasalara uygun olmasını sağlamak ve var olan kaçak yerleşimlerde kanalizasyon ağını kurmak. Belediyelerin yıkım kararı alması gerekli ama yetersiz; aynı zamanda insan haklarına saygı çerçevesinde yasal yer sağlanması ve altyapı yatırımı da gerekir. Türkiye'de birçok kıyı bölgesinde benzer sorun yaşanıyor; kapsamlı bir çevre yönetimi ve yerleşim planlaması politikası olmadan kaçak yapılaşmanın sonlandırılması zor görünüyor.


Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.