ASELSAN tarafından geliştirilen KORKUT 35 Hava Savunma Sistemi, Konya'nın Karapınar ilçesinde bulunan Millî Savunma Bakanlığı Karapınar Atış Test ve Değerlendirme Grup Komutanlığı test sahasında uluslararası bir atış gösterimi gerçekleştirdi. 26 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen etkinliğe 12 farklı ülkeden gelen savunma heyetleri katılarak sistemin sahadaki performansını yerinde izledi.

Hareket Halinde Hassas Atış Kabiliyeti

Yapılan testlerde KORKUT 35'in sadece sabit konumda değil, hareket halindeyken de yüksek hassasiyette atış yapabilme becerisi öne çıkarıldı. Sistemin temsili operasyonel şartlarda hava hedeflerini tespit etme, takip etme, angaje olma ve imha etme süreçleri başarıyla gerçekleştirildi. Gösteriler, sistemin savaş uçakları, seyir füzeleri, havadan karaya füzeler, helikopterler ve insansız hava araçları gibi çok çeşitli hava tehditlerine karşı etkili bir savunma sağlayabildiğini kanıtladı.

Kamikaze İHA'ya Karşı Kritik Savunma

Etkinliğin odak noktası, düşük irtifa, düşük hız ve düşük radar kesit alanına sahip kamikaze insansız hava araçlarının oluşturduğu tehdide karşı geliştirilen savunma mekanizmaları oldu. KORKUT 35'in bu tür hedeflere karşı gösterdiği imha başarısı, modern hava savunma mimarilerindeki boşlukları kapatma potansiyelini gözler önüne serdi. Katılan uluslararası heyetlerin de bu gösterimi dikkatle takip etmesi, sistemin küresel pazardaki konumunun ne denli güçlü olduğunu ortaya koydu.

Ne anlama geliyor?

Günümüzde hava savunma sistemleri, geleneksel büyük hedeflerin ötesinde, son derece küçük ve düşük irtifada seyreden insansız hava araçlarına karşı da koruma sağlamak zorundadır. Bu tür hedefler, radar ekranlarında neredeyse görünmez kalabilecek kadar küçük olabilir ve klasik füzelerle vurulması teknik açıdan daha zordur. Geliştirilen yeni nesil sistemler, hedefi tespit ederken termal ve radar verilerini birleştirerek, hareket halindeyken bile hassas vuruş yapabilir. Bu durum, askeri birliklerin ve kritik altyapıların, sürü halinde gelen insansız araç tehditlerine karşı kesintisiz bir koruma kalkanına sahip olmasını sağlar. Kullanıcı açısından pratik sonuç, savunma derinliğinin artması ve hava sahasının her katmanında boş nokta bırakılmadan izlenebilmesidir. Hareket halindeki platformlardan atış yapabilme imkânı ise sistemin hızlıca mevzi değiştirebilmesine ve tek bir noktada hedef alınma riskini azaltmasına olanak tanır, bu da operasyonel esnekliği ciddi ölçüde artırır.