2021’de Alaska Üniversitesi kampüsünde çıkan ve 500 fitlik duman sütunları yükselten bir yangın, bu sorunun aciliyetini gözler önüne seriyor. Araştırmacılar, iklim değişikliğinin tetiklediği bu yangınların, donmuş toprağın ısı yalıtım görevini gören yosun ve organik katmanları yok ederek permafröste hızla erimeye yol açtığını tespit etti.
Alaska’daki saha çalışmaları derin erimeyi ortaya koydu
Alaska Yangın Bilimi Konsorsiyumu üyeleri, 2021’deki yangının beşinci yıl dönümüne yaklaşırken bölgede yürütülen saha çalışmalarında çarpıcı bulgulara ulaştı. Konsorsiyum koordinatörlerinden Hilary Shook, T-şekilli metal bir sondalama çubuğu kullanarak yanan alanın hemen dışındaki toprağı test etti. Yanmamış bölgelerde sondanın yaklaşık bir fit derinlikte sertleşmiş permafröste takılırken, yangının yosun ve organik toprağı yok ettiği alanda sondanın üç kat daha derine, yani sert tabakanın altına inebildiği görüldü. Eski koordinatör Alison York, yangının hemen ardından yapılan izlemelerde toprağın zaten önemli ölçüde eridiğini ve bu etkinin ‘anında’ gerçekleştiğini belirtti.
Yeni teknolojiler ve geleneksel yöntemler umut veriyor
Bu olumsuz gidişatı tersine çevirmek için ABD, Kanada ve diğer ülkelerden uluslararası araştırma ekipleri harekete geçti. Bilim insanları, yangınların erken aşamada tespit edilip söndürülmesini sağlayan yapay zeka tabanlı uydu sistemleri ve izleme araçları üzerinde çalışıyor. Ayrıca, yerel halkların bin yıllardır kullandığı kontrollü yakma gibi kadim toprak yönetimi pratiklerinin yeniden değerlendirilmesi gündemde. 2023 yılında Kanada’daki şiddetli orman yangınlarının, ülkenin fosil yakıt emisyonlarından daha fazla karbon salımlına neden olduğu belirtiliyor. Yapılan çalışmalar, yangınların insan canı veya yapıları değil, gezegenin devasa karbon depolarını korumak amacıyla söndürülmesi gerektiği yönünde yeni bir politika perspektifi sunuyor.






Yorumlar (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.