Yapay zeka destekli yazılım geliştirme platformu Lovable, yıllıklandırılmış gelirinin 600 milyon doları aştığını açıkladı. Şirket kurucu ortağı Fabian Hedin, bu veriyi Amsterdam'da düzenlenen HumanX zirvesinde paylaştı. Platform, haziran ayında 500 milyon dolar seviyesinde olduğunu duyurmuştu, ancak son iki ay içindeki hızlı büyümeyle birlikte bu rakam önemli ölçüde arttı.

Kurumsal anlaşmalar ve kullanıcı trafiği

Şirket, büyümesini büyük ölçüde kurumsal iş kollarına odaklanarak sağladı. Hedin'in aktardığına göre, Fortune 500 listesindeki şirketlerin üçte ikisi Lovable'ın ürünlerini kullanıyor. Microsoft, NVIDIA ve Deutsche Telekom gibi dev markalar platformun mevcut müşterileri arasında yer alıyor. Kullanıcıların platform üzerinden oluşturduğu uygulamalar ise ayda yaklaşık bir milyar görüntülenme alarak, platformun kendi trafiğinden bir katman daha fazla ilgi çekiyor.

Yatırım turu ve değerlemesi

Lovable, yalnızca sekiz ay arayla iki büyük yatırım turunu başarıyla tamamladı. Aralık ayında Menlo Ventures ve CapitalG'den 300 milyon dolar toplayan şirket, bu turda 6,6 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Ağustos ayında ise Menlo Ventures ve Scaleup Europe Fund'dan 400 milyon dolarlık yeni bir yatırım aldı ve değerlemesi 13,3 milyar dolara yükseldi. Toplamda 700 milyon doları aşkın sermaye toplayan şirket, 'vibe coding' trendinin en hızlı büyüyen aktörlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Ne anlama geliyor?

Geleneksel yazılım geliştirme süreçlerinde kod satırları el ile yazılırken, bu yeni yaklaşım kullanıcıların doğal dilde verdikleri talimatlarla doğrudan işlevsel dijital ürünler oluşturmasını sağlıyor. Platformlar, kod üretmek yerine barındırma, dağıtım ve ölçeklendirme gibi altyapısal süreçleri otomatik olarak yöneterek geliştirme bariyerini düşürüyor. Bu durum, teknik bilgi birikimi sınırlı olan girişimcilerin ve kurumsal ekiplerin daha kısa sürede piyasa doğrulaması yapmasına imkân tanıyor. Kullanıcılar için pratik sonuç, uygulama geliştirme maliyetlerinin ve sürelerinin önemli ölçüde azalmasıdır. Sektörde, yazılım uzmanlığı gerektiren görevlerin daha geniş kitlelere açılması, ürün ve hizmet sunum hızlarını artırarak rekabet dinamiklerini değiştiriyor.