Meta'ya karşı ABD'de açılan davada, şirketin 8 bin çalışanı işten çıkarırken yapay zeka sistemleri kullandığı ve engelli çalışanları ile tıbbi izin alanları hedef aldığı iddia ediliyor. 26 çalışan tarafından açılan dava, Meta'nın "Metamate" adlı iç yapay zeka aracı ve AI kullanım metriklerine dayanarak çalışanları sıraladığını ve değerlendirdiğini öne sürüyor.

Meta'nın Yapay Zeka Sistemleri Nasıl Çalıştı?

Davaya göre Meta, yöneticilerin insan kararı vermek yerine, çalışanları puanlamak ve sıralamak için çeşitli yapay zeka araçlarını kullandı. Bu sistemler arasında "Metamate", çalışan tarafından eğitilen "ikinci beyin" ajanları, tuş vuruşu ve aktivite izleme verileri, yapay zeka token kullanım göstergeleri ve algoritmik performans sıralaması bulunuyor. Çalışanlar, Meta'nın yapay zeka araçlarını ne kadar kullandıklarına göre "AI Native", "AI First" ve "AI Enabled" gibi kategorilere sınıflandırılmış.

Engelli Çalışanlar ve İzin Alanlar Hedef Alındı mı?

Dava, Meta'nın sistemlerinin engelliliğe veya tıbbi/aile izinlerine ilişkin farkları dikkate almadığını ileri sürüyor. Tıbbi izin alan veya makul uyum talep eden çalışanlar bu metrikleri elde edemediği için cezalandırıldığı öne sürülüyor. Davaya katılan 26 çalışan, işten çıkarılmadan önceki 24 ay içinde izin talep etmiş veya engelli uyum başvurusunda bulunmuş.

Meta'nın Savunması ve Yasal Sürece Dair

Meta, davayla ilgili yaptığı açıklamada "Karar verme sürecinde insanlar rol oynadı, yapay zeka değil" diye savunuyor ve iddiaları "temelsiz" olarak nitelendiriyor. Dava, Reuters'e göre, bir büyük ABD şirketi aleyhine açılan ilk yapay zeka tabanlı işten çıkarma davası. Layoflar 22 Temmuz'da başlanması planlanıyor.

Ne anlama geliyor?

İşletmelerin çalışan seçiminde yapay zeka kullanması giderek yaygınlaşıyor. Bu dava, otomatik sistemlerin insan haklarını ve yasal korumaları nasıl gözardı edebileceğini vurgulayan önemli bir örnek teşkil ediyor. Özellikle tıbbi izin veya engellilik uyumu talep eden çalışanlar, bu tür sistemler tarafından adil olmayan bir şekilde değerlendirilmişlerse, işletmelere yasal sorumluluğun nasıl getirilebileceğini ortaya koyuyor.

Teknoloji şirketlerinde başlayan bu uygulamalar, performans metriklerini ve verimliliği sayısal olarak ölçme amacı taşıyor. Ancak bu tür otomatikleştirilmiş sistemlerde, belirli durumlarda çalışan üretkenliğinin düşmesi doğal olabilir. Örneğin ameliyat sonrası iyileşme dönemi, uzun bir hastalık tedavisi veya çocuk bakım izni gibi yaşam olayları, çalışanın o dönemde işe ayıracağı zamanı ve enerjisini etkiler. İşverenler, bu tür korunan haklar kullanıldığında, otomatik sıralama sistemlerini bu faktörleri hesaba katacak şekilde ayarlamalıdır. Aksi takdirde, kanunla korunan haklarını kullanan çalışanları dolaylı yoldan cezalandırma riski doğar.