The Wall Street Journal ve Reuters'ın aktardığına göre Nvidia, OpenAI için planlanan devasa veri merkezi projesindeki finansal garanti miktarını düşürme kararı aldı. 10GW kapasiteli proje için başlangıçta öngörülen 250 milyar dolarlık destek, yatırımcıların risk endişeleri nedeniyle başlangıçta sadece yarısı ile sınırlı kalacak şekilde revize edildi.

Dev Veri Merkezi Projesinde Yeni Şartlar

SoftBank iştiraki SB Energy tarafından geliştirilen ve dünyanın en büyük veri merkezi projesi olması beklenen kampüs için görüşmeler sürüyor. Projenin ilk aşamasının yaklaşık 800MW kapasite ile 2028 yılında tamamlanması planlanırken, donanım maliyetleri dahil edildiğinde toplam proje bedelinin 500 milyar doları aşacağı belirtiliyor.

Finansman Detayları ve Ortaklıklar

OpenAI'ın yatırım yapılabilir kredi notuna sahip olmaması nedeniyle, borçlandırma süreçlerinde Nvidia'nın kredi notu referans alınmıştı. Proje kapsamında çip alımlarının finansmanı için Nvidia'nın düzenlemesine yardımcı olacağı ayrı bir anlaşmanın 350 milyar dolara ulaşabileceği ifade ediliyor. Bu süreçte Goldman Sachs, SB Energy'ye; Morgan Stanley ise Nvidia'ya danışmanlık yapıyor.

Nvidia'nın Portföyündeki Dev Yatırımlar

Şirketin 30 Haziran itibarıyla yayınladığı 13F belgesine göre, Nvidia'nın portföyünde dikkat çeken iki büyük pozisyon bulunuyor. Bunlardan ilki yaklaşık 30 milyar dolar değerindeki Intel hisseleri, ikincisi ise yaklaşık 21 milyar dolar değerindeki SpaceX hisseleri olarak kaydedildi. Ayrıca portföyde Coherent, Generate Biomedicines, Nebius, Nokia ve Synopsys gibi şirketler de yer alıyor.

Ne anlama geliyor?

Veri merkezleri, yapay zeka modellerinin eğitilmesi ve çalıştırılması için gereken devasa işlem gücünü sağlayan fiziksel altyapılardır. Bu tesislerin kurulması için gereken yüksek enerji kapasitesi ve donanım maliyetleri, finansman süreçlerini oldukça karmaşık hale getirir. Özellikle kredi notu düşük olan girişimlerin, piyasadan borçlanabilmek için yüksek kredi notuna sahip teknoloji devlerinin garantörlüğüne ihtiyaç duyması sektördeki yaygın bir uygulamadır.

Yatırımcıların risk iştahı, bu tür devasa finansal garantilerin boyutlarını doğrudan etkiler. Bir şirketin başka bir girişim için verdiği garanti, potansiyel bir başarısızlık durumunda garantör şirketin bilançosunu doğrudan etkileyen bir borca dönüşebilir. Bu nedenle, piyasa tepkileri ve hisse senedi hareketleri, şirketlerin verdikleri taahhütleri yeniden müzakere etmelerine yol açan temel mekanizmadır.