Berlin merkezli yapay zeka girişimi Peec AI, şirket değerlemesini sekiz ay gibi kısa bir sürede yaklaşık iki katına çıkararak 200 milyon dolara yükseltti. Sifted tarafından aktarılan bilgilere göre şirket, yaklaşık 10 milyon dolarlık yeni bir yatırım turu için görüşmelerini sürdürüyor.
SEO'dan GEO'ya Geçiş: Yapay Zeka Optimizasyonu
Geleneksel arama motoru optimizasyonu (SEO) yöntemlerinin yerini alan Üretken Motor Optimizasyonu (GEO) alanında faaliyet gösteren Peec AI, markaların yapay zeka yanıtlarındaki görünürlüğünü takip ediyor. Şirketin sunduğu araçlar, kullanıcıların ChatGPT veya Perplexity gibi platformlarda sorduğu sorulara yapay zekanın nasıl yanıt verdiğini ve markaların bu yanıtlarda yer alıp almadığını analiz ediyor.
Ekran Kazıma Teknolojisi ve Hızlı Büyüme
Peec AI, verileri API'ler üzerinden değil, gerçek kullanıcının gördüğü ekranı kazıma yöntemiyle topluyor. Bu sayede 115 farklı dilde rakiplerle kıyaslama yapabiliyor. 2025 yılında kurulan girişim, lansmanından sonraki 16 ay içinde yıllık tekrarlanan gelirini 10 milyon doların üzerine çıkardı. Aylık 75 eurodan başlayan fiyatlandırma politikasıyla Chanel, Axel Springer, ElevenLabs ve TUI gibi dev markaları müşteri portföyüne ekleyen şirket, Mayıs ayında New York'ta ilk ABD ofisini açtı.
Sektörel Rekabet ve Pazar Potansiyeli
Analistlere göre GEO pazarının 2025 yılında 1 milyar dolar seviyesindeyken, 2034 yılına kadar 17 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Fortune 500 şirketlerinin pazarlama yöneticilerinin üçte ikisi bu alanı öncelikli olarak tanımlıyor. Ancak Semrush, Profound ve OtterlyAI gibi rakiplerin sadece izleme değil, doğrudan içerik üretimi ve optimizasyonu sunması, Peec AI'ın önündeki en büyük meydan okuma olarak görülüyor.
Ne anlama geliyor?
Arama alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte, internet kullanıcıları artık bağlantı listeleri arasında gezinmek yerine doğrudan yanıtlar veren sistemleri tercih ediyor. Bu durum, markaların bilgiye erişim stratejilerini değiştirmelerini gerektiriyor. Yeni nesil optimizasyon süreçleri, içeriğin sadece anahtar kelimelerle zenginleştirilmesini değil, yapay zeka modellerinin veri setlerinde güvenilir ve tercih edilen bir kaynak olarak konumlanmasını hedefliyor.
Sektördeki bu dönüşüm, verilerin nasıl toplandığıyla ilgili teknik bir farklılık yaratıyor. Uygulamaların arka yüzünden gelen veri akışları bazen filtrelenmiş sonuçlar sunabilirken, ekran üzerinden veri toplama yöntemleri son kullanıcının deneyimini birebir yansıtıyor. Bu mekanizma sayesinde işletmeler, dijital dünyadaki görünürlüklerini gerçek zamanlı ve daha şeffaf bir şekilde ölçebiliyor.





Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.