Google kurucu ortağı Sergey Brin, Kaliforniya'da gündemde olan milyarder vergisini engellemek amacıyla yürüttüğü faaliyetlere 20 milyon dolar daha ekleyerek toplam harcamasını 100 milyon doların üzerine çıkardı. Serveti yaklaşık 267 milyar dolar olan Brin, bu girişimle tahmini 13,3 milyar dolarlık bir vergi ödemesinden kaçınmayı hedefliyor.

Yeni belgelere göre Brin, söz konusu vergi teklifine karşı kampanya yürüten Build a Better California kuruluşuna destek vermeye devam ediyor. Kaliforniya'daki Prop 40 teklifi, eyalette yaşayan yaklaşık 200 milyarderin net servetleri üzerinden tek seferlik yüzde 5 oranında bir vergi alınmasını öngörüyor. Elde edilecek gelirin ağırlıklı olarak sağlık programlarının finansmanında kullanılması planlanıyor.

Teknoloji Dünyasında Vergi Kaçış Hamleleri

Sadece Brin değil, birçok teknoloji lideri benzer vergi düzenlemelerinden etkilenmemek için önlem alıyor. Meta kurucusu Mark Zuckerberg'in Miami yakınlarında 170 milyon dolarlık bir malikane satın aldığı belirtilirken; eski Uber CEO'su Travis Kalanick, girişimci Peter Thiel ve Google kurucu ortağı Larry Page'in Kaliforniya'dan ayrıldığı biliniyor.

Siyasi Tartışmalar ve Farklı Yaklaşımlar

Vali Gavin Newsom, zenginlerin ve işletmelerinin eyaletten kaçmasının yaratacağı ekonomik etkiler nedeniyle Prop 40'a karşı çıkarken, bunun yerine ulusal düzeyde bir milyarder vergisi uygulanması gerektiğini savunuyor. Öte yandan Nvidia kurucu ortağı Jensen Huang, yaklaşık 8 milyar dolarlık bir vergi borcu çıkmasına rağmen bu durumu sorun etmediğini ve Silikon Vadisi'nde yaşamayı seçtikleri için uygulanacak vergileri kabul ettiğini ifade etti.

Ne anlama geliyor?

Servet vergisi, bireylerin yıllık kazançları yerine sahip oldukları toplam varlıklar üzerinden alınan bir vergi türüdür. Bu sistemde sadece nakit para değil; hisse senetleri, gayrimenkuller ve diğer yatırımlar toplam değer üzerinden hesaplanır. Genelde yüksek gelirli kişilerin varlıklarını nakde çevirmeden borçlanma yöntemleriyle vergi ödemelerini ertelemesi, bu tür düzenlemelerin temel gerekçesini oluşturur.

Kullanıcılar ve geniş kamuoyu açısından bu durum, kamu hizmetlerinin finansmanı için gereken kaynağın nasıl yaratılacağı sorusuna yanıt arar. Özellikle sağlık gibi yüksek maliyetli kamu hizmetlerinde, bütçe kesintileri yaşandığında bu tür ek vergi modelleri bir çözüm aracı olarak sunulur. Teknik olarak bu süreç, varlıkların piyasa değerinin düzenli olarak tespit edilmesini ve beyan edilen toplam net değer üzerinden belirli bir oranda kesinti yapılmasını kapsar.