Sıfır Atık Hareketi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda 9. yılını "0'dan COP31'e Dünya İçin Hep Birlikte" temasıyla kutladı.

Hareketin Başlangıcı ve Uluslararası Yayılımı

27 Eylül 2017 tarihinde başlatılan girişim, "Dünya Ortak Evimiz" sloganıyla uluslararası alanda dikkat çekti. Bu yıl teması, Türkiye’nin Antalya’da düzenleyeceği COP31 konferansına ev sahipliği yapması nedeniyle belirlendi.

Başarılar ve Ekonomik Katkılar

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre, proje başlangıcından 2025 sonuna kadar 90 milyon ton atık geri kazanılarak ekonomiye 365 milyar TL katkı sağlandı. Geri kazanılan atıkların dağılımı kağıt‑karton, plastik, cam, metal ve organik kalıntılardan oluşuyor.

Geri dönüşüm oranı 2017’de %13 iken 2025’de %37,53’e yükseldi; 2035 hedefi %60, 2053 hedefi %70 olarak belirlendi. 220 bin bina ve yerleşkede Sıfır Atık Yönetim Sistemi kuruldu, 28 milyon kişiye eğitim verildi.

Çevresel Tasarruflar ve Küresel Etki

Geri kazanım çalışmaları sayesinde 270 milyar kWh enerji, 2 trilyon litre su ve 60 milyar litre petrol tasarrufu elde edildi; 613 milyon ağaç kesimi önlendi ve 180 milyon ton sera gazı salımı engellendi.

Türkiye’nin girişimiyle BM Genel Kurulu, 30 Mart’ı "Uluslararası Sıfır Atık Günü" ilan etti. 2023’te BM Sıfır Atık Danışma Kurulu oluşturuldu ve 136 ülkeden 459 bin kişi imzalayan bir iyi niyet beyanı yayıldı. Proje, bugüne kadar yedi uluslararası ödül kazandı.

Deniz Çöpleri ve Bölgesel Çalışmalar

2019’da başlatılan Sıfır Atık Mavi programı kapsamında 28 kıyı ilinde deniz çöpleri toplanıyor; 2026 itibarıyla yaklaşık 375 bin ton çöp toplandı. Fethiye Körfezi’nde 8 Eylül’de başlatılan temizlik projesi üç yılda 16,3 milyon metreküp dip çamurunun çıkarılmasını hedefliyor.

Ne anlama geliyor?

Bu tür bir atık yönetim sistemi, atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşüm hatlarına yönlendirilmesi üzerine kuruludur. Öncelikle atıkların türüne göre sınıflandırılması yapılır; kağıt, plastik, metal ve organik gibi gruplar ayrı toplama birimlerine yönlendirilir. Toplanan malzemeler, ilgili geri dönüşüm tesislerinde işlenerek hammaddeye dönüştürülür. Bu süreç, doğal kaynakların tüketimini azaltır ve enerji ihtiyacını düşürür. Aynı zamanda, atıkların toprağa, suya ve havaya zarar vermesini önleyerek çevresel kirliliği engeller.

Ülke çapında bu sistemin yaygınlaşması, belediyeler ve özel sektör arasında ortak bir çerçeve oluşturur. Eğitim programları sayesinde bireyler atıklarını doğru şekilde ayrıştırmayı öğrenir, bu da toplumsal farkındalığın artmasını sağlar. Sonuç olarak, atık miktarının azaltılması, enerji ve su tasarrufu gibi somut faydalar elde edilir; bu da ekonomik ve ekolojik dengeye katkı sağlar.