SpaceX, uydu internet hizmetini sunan Starlink'in yanına bir de mobil telefon servisi eklemek için hazırlık yapıyor. Şirket başkanı Gwynne Shotwell, yatırımcılara yaptığı sunumda bu yeni hizmetin bireysel müşterilere doğrudan sunulabileceğini ve kendi kara tabanlı mobil ağının kurulabileceğini söyledi.

Telekom Şirketleriyle Doğrudan Rekabete Girmek

Starlink mobil servisi başlatılırsa, SpaceX doğrudan Verizon Wireless, AT&T ve T-Mobile gibi büyük ABD ağ operatörleriyle rekabet edecek. Şu ana kadar SpaceX, kendi uyduları ile bu telekom şirketlerinin kırsal bölgelerdeki ağ kapsamını güçlendirmesine yardımcı olmayı tercih ederek ara kurum rolünde yer aldı. Gelir paylaşımına dayalı bu anlaşmalardan elde edilen kazancın tam boyutu açıklanmasa da, analistler SpaceX'in müşteri başına belirli bir kesinti aldığını değerlendiriyor.

Geniş Bir Pazara Açılan Kapı

Perakende müşteri sözleşmeleri SpaceX'in en önemli ticari genişlemelerinden biri olacak. Şirketin uydu internet hizmeti şimdiden 150'den fazla ülkede aktif ve dünya çapında 10,3 milyon müşteriye hizmet veriyor. Mobil hizmete geçiş, sadece uydu interneti sunmaktan çok daha geniş bir pazara erişim sağlayacak ve telekom ortaklarına olan bağımlılığını azaltacak.

Spektrum Sorunu ve Rekabet Zorlukları

Ancak analistler bu planın karşısında uyarılar sunuyor. New Street Research'ün tahminlerine göre, ABD'deki üç büyük mobil operatörün toplam 1.020 megahertız spektrumu varken, SpaceX sadece 65 megahertza sahip. Geçen yıl SpaceX'in 17 milyar dolar harcayarak EchoStar'dan satın aldığı wireless spektrum lisansları bu boşluğun kapatılmasına yardımcı olsa da, şehir merkezleri ve yoğun bölgelerde ağ kurmak oldukça zorlayıcı olacak.

Müzakere Stratejisi Olarak da İşlev Görebilir

Bazı uzmanlar planı, mevcut telekom ortakları ile daha iyi anlaşma koşulları elde etmek için yapılan bir hamle olarak değerlendiriyor. Yani uydu-temelli mobil hizmet fikriyle pazarda ciddi bir oyuncu gibi görünerek, telekom şirketleriyle pazarlık gücünü artırmak amaçlanabilir. SpaceX başında, şirket IPO'dan sonra yatırımcılara hızlı büyüme ve yeni gelir kaynakları sunma baskısı altında bulunuyor.