Trump yönetimi, SpaceX şirketinin Starlink üzerinden sunduğu yönlendiricileri, Federal İletişim Kurulu (FCC) tarafından getirilen yabancı yapım yönlendiricilere yönelik yasaktan muaf tuttu. Savunma Bakanlığı'ndan onay alan bu muafiyet kararı, 1 Şubat 2028 tarihine kadar geçerli olacak.

Ulusal Güvenlik ve Kapsamlı Yasak Listesi

FCC, ulusal güvenlik açısından kabul edilemez risk oluşturduğu düşünülen cihazları içeren 'Kapsamlı Liste'yi güncelleyerek, kısmen veya tamamen ABD dışında üretilen tüm tüketici sınıfı yönlendiricileri bu kapsama dahil etti. Bu düzenleme, yönlendiricilerin büyük çoğunluğunun ABD dışında üretilmesi veya yabancı bileşenler içermesi nedeniyle sektördeki tüm büyük üreticileri muafiyet alma sürecine zorladı.

Süreç ve Diğer Şirketlerin Durumu

Yeni düzenleme, kural değişikliğinden önce satış onayı almış cihazları etkilemezken, gelecek modellerin onayı için muafiyet şartı aranıyor. SpaceX'in Teksas'ta fabrikası bulunsa da bazı yönlendiricilerinin Vietnam'da üretilmesi nedeniyle bu onaya ihtiyaç duyduğu belirtiliyor. Benzer şekilde Netgear ve Amazon da daha önce muafiyet almışken, Çin bağlantılı şirketlerin onay sürecinde daha fazla zorluk yaşaması bekleniyor.

Drone Üreticileri İçin Benzer Kısıtlamalar

Söz konusu süreç sadece yönlendiricilerle sınırlı kalmayıp, geçen yıl Kapsamlı Liste'ye eklenen drone üreticilerini de kapsıyor. Bu durum nedeniyle Çinli drone üreticisi DJI, FCC'ye karşı dava açmış durumda. Onay alamayan diğer yönlendirici üreticilerinin de benzer hukuki yollara başvurabileceği öngörülüyor.

Ne anlama geliyor?

Söz konusu düzenleme, veri trafiğinin yönetildiği donanımların üretim yerinin ve bileşenlerinin denetlenmesini amaçlıyor. Ağ donanımları, internet trafiğinin yönlendirildiği kritik noktalar olduğu için bu cihazların yazılımsal veya donanımsal olarak dış müdahalelere açık olması, veri güvenliği açısından risk oluşturuyor. Muafiyet süreci, cihazların güvenlik standartlarını karşıladığının yetkili kurumlarca onaylanması esasına dayanıyor.

Sektör genelinde bu durum, donanım üretiminin yerelleşmesi baskısını artırıyor. Küresel tedarik zincirine bağımlı olan üreticiler, onay alabilmek için üretim hatlarını belirli bölgelere kaydırmak veya bileşen kaynaklarını değiştirmek zorunda kalıyor. Kullanıcılar açısından ise bu süreç, yeni model cihazların piyasaya çıkış sürelerini veya ürün çeşitliliğini etkileyebilecek bir bürokratik engel niteliği taşıyor.