Saatler süren deneme oturumunda, oyunun geleneksel dövüş mekaniklerinden farklı olarak daha sert, kişisel ve ciddi bir ton benimseyerek serinin diğer yapımlarından ayrıldığı gözlemlendi. Yapım, 1900'lerin başındaki Japonya'da geçen ve dışlanmış bir karakterin yükselişini anlatan derin bir hikaye sunmayı hedefliyor.
Beş On Yılı Kapsayan Hikaye ve Karakter Gelişimi
Oyunun ana karakteri Makoto Daito, Japonya kökenli Amerikalı bir gencin, ayrımcılık ve ırkçılık baskısı altında yaşam mücadelesi verirken bir gangstere dönüşümünü konu alıyor. Hikaye, 1915'te San Francisco'da haksız yere suçlanan Daito'nun Japonya'ya kaçışıyla başlıyor. Daito, Kokura limanında fabrika işçiliğinden Osaka'da bir gece kulübü sahibine, 1960'larda ise Shinjuku'da Tojo Klanı'nın önemli figürlerinden birine kadar uzanan beş on yıllık bir yolculuğu tamamlıyor. Bu süreçte karakterin gelişimi, gelecek serilerde Kazuma Kiryu ve Ichiban Kasuga'nın hayatını şekillendirecek olaylara zemin hazırlıyor.
Yeni Dövüş Sistemi ve Ciddi Ton
Stranger Than Heaven, pazarlamada öne çıkan enerjik tarzın aksine, anlatısal açıdan Sergio Leone'nin 'Once Upon a Time in America' filmine benzer bir ağırbaşlılık taşıyor. Oyuncular, 1900'lerin yavaşça modern çağa adım atan atmosferinde, yeni ve alışılmadık bir dövüş sistemiyle karşılaşıyor. Daito'nun yabancı olarak kabul görmemesi gereken bir toplumda hayatta kalma çabası, serinin diğer yapımlarına kıyasla daha stoik ve duygusal bir derinlik katıyor. Oyun, bağımsız bir hikaye sunarken, Like A Dragon evreninin genel ağıyla da bağlantılı ipuçları barındırarak serinin genişleyen dünyasına yeni bir katman ekliyor.





.png&w=640&q=72)
Yorumlar (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.