Amerika Birleşik Devletleri'ndeki şirketler, veri teknolojisi altyapısındaki ihmal edilen bakım, yanlış konfigürasyonlar ve operasyonel verimsizlikler nedeniyle her yıl yaklaşık 2.41 trilyon dolarlık bir maliyet ile karşı karşıya bulunuyor. Varex Solutions'ın kurucusu Jay Roland, bu kayıpları ortaya çıkarmak ve giderilmesi için işletmeleri aydınlatmak amacıyla bir yazılım çözümü geliştirdi.

Milyonlarca Dolarlık Gizli Kayıplar

Roland, kendi deneyimlerinden yola çıkarak bir kuruluşa girdiğinde yıllık 251 milyon dolar harcayan bir şirketin bunun 51 milyon dolarını bilmeden harcadığını tespit ettiğini belirtdi. Bu bulgu, teknoloji altyapısındaki verimsizliklerin ne kadar yaygın olduğunu göstermektedir. Şirketler çoğu zaman ne kadar para harcadıklarını ve bu harcamaların ne kısmının gereksiz olduğunu tam olarak bilmemektedirler.

Algoritmayla Teknik Borç Haritası Çiziliyor

Varex Solutions, bu sorunu çözmek için yapay zeka değil, sektörel veri modellemeye dayalı bir algoritma geliştirdi. Sistem sadece üç girdi alıyor: şirketin bulunduğu endüstri, çalışan sayısı ve yıllık gelir. Bu bilgilerden hareketle, tool şirketin tam bir finansal analiz, harcama detayı, kayıp kaynakları ve iyileştirme adımları sunmaktadır. Roland, bu yaklaşımın avantajını, her sayının ve hesaplamanın şirketin kendi IT ekibi tarafından doğrulanabilir olması olarak vurgulamıştır.

Kariyerin Tesadüfi Başlangıcı

Roland'ın teknoloji sektörüne girişi 1999 yılında arkadaşı aracılığıyla bir internet servis sağlayıcı şirkete uğraması sırasında olmuştur. Bozuk bir bilgisayarı düzeltmeye başladığında, bir yönetici onu işe alımıştır. Bu beklenmedik adım, onun kariyer yolunu belirleyen ilk taş olmuştur. Sonraki yıllarda o, dot-com çöküşü, bir teknoloji destek hizmeti startupı, hatta rol yapma oyunlarında kullandığı elektronik tablo modellemesi becerilerini Varex Solutions'ın algoritmasında kullanmıştır.

Ne anlama geliyor?

Teknik borç, bir kuruluşun bilgi teknolojisi sistemlerinde birikmesi durumunda ciddi bir mali sorun haline gelmektedir. Bakım ertelenen sistemler, yanlış yapılandırmalar veya işlem akışındaki darboğazlar zaman içinde düzeltilmedikçe, şirketlerin operasyonel maliyetleri giderek artmaktadır. Bu durum yalnızca ek harcama değil, aynı zamanda sistem arızaları, veri güvenliği riskleri ve üretkenlik kaybı gibi dolaylı zararlar da yaratmaktadır.

Bir kuruluş için teknik borç hesaplamak, altyapı yatırımlarında karar vermenin temelini oluşturur. Şirketler bilgi teknolojisi bütçelerinin ne kadarını düzeltici bakım, ne kadarını yeni sistemlere ve ne kadarını israf edilen operasyonlara harcadıklarını bilmek isteyeceklerdir. Bu bilgi, olması gereken yatırımları ve tasarruf fırsatlarını tanımlamaya yardımcı olmaktadır. Kurumlar, sistemlerini güncel tutmadıkları takdirde, performans düşüşü ve güvenlik açıkları ile baş başa kalmaktadırlar. Doğru tanılama ve iyileştirme adımları atılırsa, şirketler maliyetlerini düşürebilir ve kaynaklarını daha verimli kullanabilmektedirler.