Tesla'nın Nevada'daki tesislerinden geçen bir yılda en az 11 kez, milyonlarca dolar değerinde pil ve akü içeren treyler çalındığı, şerif kayıtlarının ortaya çıkardığı olaylar arasında yer alıyor. Araştırma yapan polis memuru Sam Hatley, durumun 'bir salgına dönüştüğünü' belirtirken, şirketin güvenlik protokollerindeki boşlukların bu hırsızlıkları mümkün kıldığını gösteriyor.

Organize Hırsızlık Operasyonları

Yakalanıp kovuşturmaya alınan üç şüpheli dışında, çalınan yüklerin kaynağı olan daha geniş operasyonlar halen soruşturma altında. Storey County Şerif Dairesi verilerine göre, bu yıl şirketin tesislerini hedef alan fakat başka işletmeleri de etkileyen toplam 17 mal hırsızlığı vakası izlenirken, bu sayılar şirketlerin açıklamak istememesi nedeniyle eksik kalabilir. Olaylardan biri Tesla'nın yanı sıra pil geri dönüşüm firması olan Redwood Materials'ı de hedef almıştı.

Güvenlik Açıkları ve Alınan Önlemler

Tesla yöneticileri, ilk hırsızlıkların temel güvenlik prosedürlerine uyulmadığından kaynaklandığını ifade etmiş. Şirket o zamandan beri fabrika girişinde sürücülerin kimliklerini doğrulamaya başlamak da dahil olmak üzere güvenlik tedbirlerini sıkılaştırdı. Hatley, bu uygulamaların etkili olduğunu, hırsızlıkların 'daha az sıklıkta yaşandığını' söylüyor. Aralık ayında yaşanan ilk olayda, her biri 475 bin dolardan fazla değerde Powerwall 3 elektrik depolama sistemi içeren iki treyler çalınmış, ancak Güney Kaliforniya'da boş bulunmuştur.

Endüstri Çapında Artan Tehdit

Nakliye hırsızlıkları son iki yılda iki katına çıkmış olup, Amerikan şirketlerine günde yaklaşık 18 milyon dolar kayıp yaşatıyor. Polis ve kargo endüstrisi, sahte belgeler ve gevşek bağlantılar kullanarak güvenlik açıklarından yararlanma modelini takip eden 'stratejik hırsızlıklar' kategorisinden özellikle endişeli. Elektronik bileşenler bu tür operasyonların sık hedefi durumundadır.

Ne anlama geliyor?

Enerji depolama sistemleri ve elektrikli araç piller, yüksek değeri ve taşınabilir doğası nedeniyle modern hırsızlık operasyonlarının merkez hedefi haline gelmiştir. Fabrika tesislerinden bu tür ürünlerin hırsızlığı, geleneksel kargo hırsızlığından farklı olarak, kurumsal altyapının sistemik boşluklarını hedef almaktadır. Sahte kimlik, güvenlik protokolü ihlalleri ve taşıyıcılarla ilişkilerin denetlenmemesi gibi sorunlar, organize suç gruplarına açılan kapılar yaratmaktadır.

Türkiye'de de enerji depolama ve elektrikli araç üretimi arttıkça, benzer güvenlik açıkları oluşma riski vardır. Elektrik bataryaları ve güç depolama sistemleri, ikinci el pazarlarda yüksek talep gördüğü için, organize hırsızlık çetelerinin hedefi olabilmektedir. Bu nedenle, üretim tesislerinin güvenlik protokollerinin, taşıma işlemlerinin ve verici-alıcı doğrulamasının sektörde standart hale getirilmesi, hem kayıpları azaltmak hem de ürün maliyetlerinin yükselmesini engel olmak açısından önem taşımaktadır.