Christopher Nolan'ın yönettiği The Odyssey, sosyal medyada organize edilen boykot girişimlerine rağmen rekor kıran bir açılış yaparak dünya çapında 200 milyon dolar hasılat beklentisiyle önemli bir başarı elde etti. Sinemanın başlangıçtan beri hedef alınmasına ve çevrim içi olumsuz kampanjalara karşın, izleyiciler kitlesi film için eyalet sınırlarını aşarak ve hatta özel saatlerde seanslar için seyahat ederek çoğunluğun gerçek ilgisini ortaya koymaktadır.

Boykot Kampaniyası Neden Başarısız Oldu?

Film duyurusundan bu yana sosyal medyada yoğun bir olumsuz kampanya yürütüldü. Sağcı çevrelerin ve bazı ünlü kişiliklerin öncülüğündeki bu hareket, oyuncu seçimleri, diyalekt tercihleri ve gemi tasarımları gibi çeşitli nedenler gerekçe göstererek filmi ön yargılı biçimde eleştirdi. Trailer'lar masif şekilde olumsuz oy aldı ve bu gruplar diğer izleyicileri filme gitmeye karşı çıkmaya teşvik ettiler. Ancak gerçek veri, bu çabaların film izleyicileri üzerinde neredeyse hiç etkisi olmadığını göstermektedir.

Rekor Kıran Başarı Rakamları

Seansa gitmek için insanlar işten izin aldı, başka eyaletlere ve ülkelere seyahat etti, hatta ikinci el bilet pazarında tek biletler bin dolar değerine ulaştı. Geniş format IMAX gösterimleri ülke genelinde tamamıyla satıldı. Söz konusu başarı, Nolan'ın Batman karakteri içermeyen filmlerinin açılış performansları arasında en yüksek seviyeye çıktı. Eleştirmenler filmi %96 oranında olumlu değerlendirdi ve bu da boykot gurupları tarafından dahi bir komplonun parçası olarak gösterilmeye çalışıldı.

Ne anlama geliyor?

Bu olay, çevrim içi tartışmalar ile gerçek dünyadaki tüketici davranışı arasındaki muazzam uçurumun bir göstergesi. Sosyal medya platformlarında organize edilen olumsuz kampanyalar, geniş kitleye ulaştıklarında da sinemalara gitmek isteyen insanların temel arzusuna karşı durabilme kapasitesine sahip değildir. Büyük perde üzerinde tanınmış oyuncuları ve görsel etkileriyle izleyiciyi cezbeden sinematik deneyim, çevrim içi aktivizmin etkisinden öte kalmaktadır.

Klasik edebiyat uyarlamalarının film haline getirilmesi, çeşitli seçimler ve tasarım kararları nedeniyle her zaman tartışma konusu olabilir. Ancak bu tür tartışmalar ne kadar yoğun olursa olsun, sinema ve görsel hikaye anlatımına ilgi duyan geniş bir izleyici kitlesinin varoluşu değişmemiştir. Böyle bir boyutta ve bütçede yapılan bir yapım, senaryo ve yapımcı seçimleriyle ilgili tartışmaları kaçınılmaz kılarken, bu tartışmaların gerçek ticari performansı etkileme gücü sınırlı kalmaktadır.