Trump yönetiminin bilim politikası resmi olarak şekillenmeye başladı. Beyaz Saray, yapay zeka projelerine 5 milyar dolar yönlendiren 'Genesis Misyonu' hibelerini açıkladı. Bilim danışmanı Michael Kratsios ise Kongre'de, yapay zeka, robotik ve nükleer enerjiye öncelik verecek bir 'Altın Çağ' vaadi sundu. Aynı zamanda yaşam bilimleri alanı geri plana itilecek.
Bilim kurumlarında büyük değişim
Yönetimin hamlesi, araştırma kurumlarına karşı yürütülen geniş bir saldırının en son aşaması olarak değerlendiriliyor. Daha önce ideolojik gerekçelerle finansman kesintileri yapılmış, üniversitelere yönelik tehditler verilmiş ve uluslararası araştırmacılara kısıtlamalar getirilmişti. Şimdi ise federal fonlama üzerinde siyasi atanmışların kontrolü artırılıyor. Bu adımlar, daha önce Amerika'yı bilim süpergücü haline getiren köklü kurumsal yapılar ve normların kademeli olarak ortadan kaldırılmasına yol açıyor.
Araştırmacılar uyarıyor
Bilim insanları, bu vizyonun çelişkili ve yanlış kavranan olduğunu söylüyor. Hızlı sonuçlar ve ölçülebilir getirileri ön plana alan yaklaşım, tarihsel buluşların temelini oluşturan yavaş ve öngörülemeyen araştırma sürecinin aksine işliyor. Genesis Misyonu, enerji, ileri malzemeler, robotik ve ilaç keşfi gibi alanlarda 278 projeyi destekleyecek. Bu projeler 5 bin başvurudan seçildi. Google, Microsoft ve OpenAI gibi teknoloji şirketleri de bilişim kaynağı ve kredi sağlıyor. Araştırmacılar, yapay zekanın birkaç büyük bulgusunun çok miktarda hatalı sonucun altında kalıp, bunu ayırt edebilecek deneyimli kişi sayısının hızla azalabileceğini uyarıyor.
Ne anlama geliyor?
Bu gelişme, bilim finansmanının temel yaklaşımında bir dönüşümü işaret ediyor. Geleneksel olarak, kamu araştırması uzun vadeli ve sonucu önceden kestirilemez yatırımlar yapan bir halk hizmeti olarak görülüyor. Araştırmaçılar yıllarca kesin bir sonuca ulaşmayabilir, ancak elde ettikleri veriler ve deneyimler hiç beklenmeyen alanlarda uygulanabilir. Başka disiplinlerden bilim insanları da bu temel araştırmaların üzerine kurulu olmuş teknolojilerden yararlanır. Hızlı ve ölçülebilir sonuç hedefi, ise bir girişim mantığı taşıyor. Bu mantık, ürün piyasaya çıkarmayı amaçlayan özel şirketler için işleyebilir, ancak saf bilim ve keşfin doğası için uygun değil. Yapay zekaya masif yatırım yapılırken yaşam bilimleri fonksiyonlarının zayıflaması, farklı araştırma alanları arasındaki sinerjiyi bozar. Bir alanda uzman olan bilim insanı, başka bir alandaki kritik sorunu çözmede rol oynayabilir; ama disiplinler arasındaki bu köprü koptuğunda, bilimsel ilerleme yavaşlayabilir.





Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.