Trump yönetimi, yapay zeka şirketi OpenAI’nin New York Times’a karşı yürüttüğü telif hakkı davasında resmi olarak tarafını belirledi. 2023’te yayın yapan medya devinin, OpenAI ve Microsoft’un makalelerini izinsiz kullanarak yapay zeka modelleri eğittiği iddiasıyla açtığı davaya karşı, federal hükümet 26 Mart 2024’te mahkemeye bir mektup sundu.

Federal Mektup ve Fair Use Tartışması

Mektup, Amerika Birleşik Devletleri’nin “fair use” (adil kullanım) kavramına büyük bir ilgi duyduğunu ve bu kavramın yapay zeka endüstrisinin küresel liderliğini sürdürmesi için kritik olduğunu belirtti. Hükümet, Times’ın adil kullanım tanımının mevcut telif hakkı yasalarıyla tutarsız olduğunu ve bir kazanışın sektöre zarar verebileceğini savundu.

LLM’lerin Transformasyon Özelliği

Hükümet, büyük dil modellerinin (LLM) telif hakkı çalışmalarını “ekstra orantılı şekilde dönüştürücü” olarak nitelendirdi. Bu görüş, modellerin giriş verilerini anlamlı bir şekilde değiştirerek yeni içerikler üretmesiyle ilgili mahkeme kriterlerine işaret ediyor. Ayrıca, OpenAI’nin modellerinin Times’ın makaleleriyle doğrudan rekabet etmeyeceği vurgulandı.

İşlem ve Gelecek Etkileri

Mektup, bu argümanların yalnızca OpenAI ve Times için değil, tüm ilgili taraflar için geçerli olduğunu ifade etti. Hukuki süreçte mahkemenin mektubu dikkate alması zorunlu olmadığına dikkat çeken bir açıklama da yer aldı.

Ne Anlama Geliyor?

Yapay zeka sistemlerinin, veri setlerinden öğrenerek yeni metinler üretmesi, geleneksel telif hakkı düzenlemelerinde yeni bir sınır oluşturuyor. Bu bağlamda, bir modelin eğitiminde kullanılan içerik, modelin çıktısıyla aynı değildir; veri seti, modelin “girdi”i olarak kabul edilir ve modelin çıktısı, bu girdileri dönüştürerek ortaya çıkan yeni bir ürün olarak görülür. Mahkemeler, bu farkı tanıyıp tanımadığını belirlemek için, kullanılan verilerin orijinal eserle ne kadar benzerlik taşıdığını, modelin eğitim sürecinde verileri nasıl işlediğini ve modelin çıktısının orijinal eserle rekabet edip etmediğini inceler. Bu değerlendirme, adil kullanımın uygulanıp uygulanmayacağını belirleyen ana kriterlerden biridir. Yapay zeka geliştirme sürecindeki bu dönüştürücü özelliğin tanınması, gelecekteki telif hakkı davalarında daha geniş bir yasal çerçeve oluşturabilir ve teknoloji şirketlerinin araştırma ve geliştirme faaliyetlerini sınırlamadan ilerlemelerine olanak tanır. Sonuç olarak, bu davadaki karar, hem yapay zeka araştırmacıları hem de yayıncılık sektörü için önemli bir önceden örnek teşkil eder.