Freedom of the Press Foundation (FPF) ve The Intercept, Donald Trump tarafından başlatılan Truth API sistemi nedeniyle yargıya başvurdu. Söz konusu dava, ücret ödeyen abonelere paylaşımların daha hızlı ulaştırılmasının anayasal hakları ihlal ettiği iddiasına dayanıyor.

Ücretli Erişim ve Anayasa İhlali İddiası

Truth Media tarafından geçen ay duyurulan Truth API sistemi, abonelere paylaşımları milisaniyeler içinde ulaştırmayı hedefliyor. Davacı kurumlar, bu uygulamanın anayasanın Birinci ve Beşinci maddelerini çiğnediğini öne sürüyor. İddiaya göre sistem, devlet bildirimlerine eşit erişim hakkını engelliyor ve hükümetin kamu faydaları üzerinde makul olmayan koşullar dayatmasını yasaklayan kuralları ihlal ediyor.

Erişim Engelleri ve Finansal Boyut

Dava dilekçesinde, ödeme yapmayan kurumların güncel paylaşımlara erişimde süresiz gecikmeler yaşadığı ve arşivlenmiş verilere erişimin kalıcı olarak engellendiği belirtiliyor. Mahkemeden Truth API sisteminin anayasaya aykırı olduğu yönünde karar verilmesi istenirken, beraberinde Beyaz Saray yürütme asistanı Natalie J. Harp ve Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcısı Daniel Scavino de davalılar arasında yer alıyor.

Yüksek Abonelik Ücretleri ve Şirket Bağlantıları

Trump Media ve Teknoloji Grubu, Temmuz 2026'da aylık 100 bin dolar değerindeki Truth API hizmetini duyurdu. Şirket, bu girişimin önemli bir gelir kaynağı olduğunu ifade ederken, davacılar bu durumun finansal bir kazanca dönüştürüldüğünü savunuyor. Donald Trump'ın 2021'de şirketin çoğunluk hissedarı olduğu, 2024'teki yeniden seçilmesinin ardından ise hisselerin tek yararlanıcısının kendisi olduğu bir trust yapısına devredildiği detaylarına yer verildi.

Paylaşım Kısıtlamaları ve Özel Anlaşmalar

Dosyada yer alan belgelere göre Donald Trump, sosyal medya paylaşımlarını öncelikle Truth Social üzerinden yapma ve aynı içeriği başka bir platformda paylaşmak için altı saat bekleme zorunluluğu altında bulunuyor. Bu durumun, Truth API üzerinden sağlanan ücretli erişimin ticari değerini artıran bir mekanizma olduğu iddia ediliyor.

Ne anlama geliyor?

Söz konusu tartışma, kamuya açık görevlerde bulunan kişilerin dijital iletişim araçlarını nasıl kullandığı ve bu verilere erişimin nasıl sağlandığı ile ilgilidir. Verilerin hızla akış sağladığı dijital arayüzler, özellikle anlık bilgi takibi yapan kurumlar için kritik bir araç haline gelmiştir. Bu tür teknik altyapılar, verinin milisaniyeler içinde iletilmesini sağlayarak geleneksel yöntemlerin önüne geçer.

Sistemin çalışma mantığı, standart veri akışının dışında, öncelikli bir kanal oluşturarak bilgiyi daha hızlı iletmeye dayanır. Sektörel olarak bu durum, kamuya açık olması gereken bilgilerin ticari bir hizmete dönüştürülmesi sorununu ortaya çıkarır. Kullanıcı açısından ise bilgiye erişimde maliyet engeli oluşması, şeffaflık ve eşitlik prensiplerini etkileyen teknik bir bariyer yaratır.