Uber, Avusturya, Norveç, Çek Cumhuriyeti, Romanya ve Yunanistan'da yemek teslimat hizmetini genişletme planını durdurdu. Financial Times'ın haberine göre, beş ay önce açıklanan bu genişleme stratejisi şimdi duraklatılmış durumda.

Karar, Uber'in Alman yemek teslimat şirketi Delivery Hero'yu 10 milyar euro değerlemesiyle satın almaya çalışmasıyla bağlantılı görülüyor. Şirket, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Avrupa, Latin Amerika ve Asya'da faaliyet gösteriyor ve 65 ülkede 40 bin çalışana sahip.

Ilginç biçimde, Delivery Hero'nun kullandığı markalar—Foodora, efood ve Glovo—tam olarak Uber'in genişlemek istediği bölgelerde aktif durumdadır. Uber, Mayıs ayında Delivery Hero'nun yüzde 19,5'ine sahip olmuştur.

Stratejik Birleşme Hamlesi

Uber'in Avrupa genişlemesinde seçtiği bu yeni yol, daha ziyade mevcut güçlü oyuncuyla ortaklık yapmak anlamına gelir. Delivery Hero'nun söz konusu bölgelerde kurulu operasyonlarını kullanmak, sıfırdan başlamaktan daha hızlı ve maliyet etkin bir yol sunar.

Delivery Hero'nun Avrupa Konumu

Alman şirket, kendi ülkesinde faaliyet göstermiyor; 2021'de Just Eat Takeaway tarafından bu pazardan çıkarılmıştır. Ancak Avrupa'da çeşitli bölgelerde güçlü bir varlığa sahiptir. Uber'in yalnızca bu beş ülkedeki planını durdurduğu, diğer iki Avrupa genişlemesinin hala devam ettiği belirtilmiştir.

Ne anlama geliyor?

Yemek teslimat sektörü, son yıllarda hızlı bir konsolidasyon süreci yaşıyor. Birbirinden bağımsız şirketlerin kurulması yerine, mevcut gücü olan ve zaten operasyonel ağlara sahip oyuncularla ortak hareket etmek, daha ekonomik ve riskli olmayan bir strateji haline geldi. Özellikle Avrupa gibi düzenlemeleri sıkı ve işgücü maliyetleri yüksek pazarlarda, yeni bir ağ oluşturmaktan ziyade mevcut altyapıyı satın almak veya kontrolü altına almak tercih edilmektedir.

Türkiye'de yemek teslimat pazarında benzer konsolidasyonlar yaşandığı görülüyor. Birkaç büyük oyuncunun daha küçük rakipleri satın alması veya işbirliği yapması sektörün geleceği açısından önemlidir. Bu tür hamlelerde amaç, coğrafi kapsama alanını hızlıca artırmak ve operasyonel verimliliği iyileştirmektir. Kurucusu olmayan ama güçlü operasyonal deneyime sahip bir şirketle çalışmak, ekspansiyon sürecini daha kontrollü ve öngörülebilir kılmaktadır.