NASA, 1977 yılında uzaya gönderilen Voyager 2 uzay aracının ömrünü uzatmak amacıyla yaklaşık 21 milyar kilometre ötedeki araca kritik bir yazılım güncellemesi gönderdi. 'Big Bang' adı verilen bu operasyon sayesinde, enerji sıkıntıları yaşayan araç bir yıl daha bilimsel veri toplamaya devam edebilecek.

Enerji tasarrufu için stratejik müdahale

Voyager 2, gücünü plütonyumun bozunmasıyla oluşan ısıyı elektriğe dönüştüren bir radyoizotop termoelektrik jeneratörden alıyor. Ancak plütonyum miktarı azaldıkça, aracın yıllık enerji kaybı yaklaşık 4 watt civarında seyrediyor. Bu durum, NASA'yı enerji tasarrufu yapmak adına araçtaki sistemleri kademeli olarak kapatmaya zorluyor.

Bilimsel cihaz sayısında azalma

Göreve başladığında 10 adet bilimsel cihaza sahip olan araçta, enerji koruma önlemleri nedeniyle şu an sadece 3 cihaz aktif durumda. NASA, 'Big Bang' operasyonu kapsamında yüksek güç tüketen bazı cihazları aynı anda kapatıp yerlerine daha düşük enerjiyle çalışan alternatifler tanımladı. Bu süreçte aracın donmaması için gereken minimum sıcaklığın korunması da öncelikli hedefler arasında yer aldı.

Yıldızlararası boşlukta veri toplama

1977 yılında ikizi Voyager 1'den kısa bir süre önce fırlatılan araç, 1979'da Jüpiter'e ulaştı ve on yıl içinde tüm gaz devlerini ziyaret etti. 2018 yılında yıldızlararası uzaya giriş yapan Voyager 2, güneşin oluşturduğu koruyucu balon olan heliosferin dışındaki plazma sıcaklığı ve yoğunluğuyla ilgili veriler iletme görevini sürdürüyor.

Ne anlama geliyor?

Uzay araçları, Dünya'dan çok uzak noktalarda bulundukları için enerji kaynakları sınırlıdır. Isı enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürüldüğü sistemlerde, yakıt kaynağı azaldıkça üretilen elektrik miktarı da düşer. Bu durum, donanımsal olarak müdahale edilemeyen araçlarda yazılımsal optimizasyonları zorunlu kılar.

Sistem yönetimi, öncelikli olmayan donanımların kapatılması ve düşük enerji tüketen modların devreye alınması prensibiyle çalışır. Böylece kritik sistemlerin çalışması için gereken minimum enerji eşiği korunur. Bu yöntem, uzak mesafe haberleşme sistemlerinin ve sensörlerin daha uzun süre aktif kalmasını sağlayarak veri akışının devamlılığını sağlar.