Harvard profesörü ve yazar Dr. Jill Lepore, yeni kitabı "The Rise and Fall of the Artificial State" kapsamında yapay zeka ve teknoloji sistemlerinin toplumu nasıl dönüştürdüğünü açıklıyor. Lepore'e göre, her şeyi sayılara indirgeyen sistemler insani değerleri ortadan kaldırıyor ve bunu tersine çevirmenin yolu gençlerin kurucularına karşı gösterdikleri dirençten geçiyor.
Ölçümleme ve Dehumanizasyon
Lepore kitabında, sistemlerin temelini oluşturan "ölçümleme" fikrini ele alıyor. Bilgi toplama, veriyi sayısallaştırma ve buna dayanarak karar alma sürecinin, insani kaygıları yapay yapılara dönüştürdüğünü savunuyor. Bu yapay sistemler sadece uygulamalar ve yapay zeka alanında değil, siyaset ve devlet yönetiminde de etkili hale gelmiş durumda.
Tarihsel Kökleri ve Silikon Vadisinin Yükselişi
Yazarın analizi, binlerce yıl önceki nüfus sayımlarından başlayarak 1930'lardaki modern siyasal anketlere kadar uzanıyor. Ancak en büyük dönüm noktası 1980'ler olmuş; bu dönemde kişisel bilgisayarların ortaya çıkması ve hedefleme teknolojilerinin reklam ve siyasal kampanyalarda yaygınlaşması, bugünkü yapay zeka çağının tohumlarını atmış.
Geleceğe Dair Umut
Lepore geleceğe ilişkin umudunu, üniversite mezuniyet törenlerinde yapay zeka şirket yöneticilerine tepki gösteren öğrencilerde buluyor. Buna göre, toplumsal dirençle sistemin başa çıkma biçimi değişebiliyor ve bu değişim kaçınılmazsa, insani değerler yeniden merkeze alınabilir.





Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.