Bu karar, yıllık izinlerin parçalara bölünerek kullanılması durumundaki hukuki belirsizliği ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Dava süreci ve yerel mahkeme kararı
Söz konusu davada işçi, yıllık izinlerinin mevzuata uygun şekilde kullandırılmadığını öne sürerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmişti. Çalışan, aldığın en fazla 6 günlük izinler dışında 68 günü kullanım hakkı olduğunu belirterek kıdem tazminatı ve kullanılmayan izin ücretinin ödenmesini talep etti. İlk derece mahkemesi, işçinin toplam 130 gün izne hak kazandığını ve bunun 82 gününün kullanılmadığını tespit ederek, yerel mahkeme lehine hüküm kurdu.
Yargıtay'ın gerekçesi ve hukuki yorum
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise dosyayı inceleyerek farklı bir sonuca ulaştı. Daire, izinlerin işçinin talebi ve rızasıyla kısa süreler halinde kullanıldığını vurguladı. İşçinin daha uzun süreli izin istediği ve bu talebin işveren tarafından reddedildiği ispatlanamadığı gibi, izin taleplerinin gerekçesiz şekilde reddedildiğine dair de ciddi delil bulunamadı. Bu nedenle, yıllık izinlerin kısa sürelere bölünmesinin tek başına haklı fesih hakkı doğurmadığına karar verilerek yerel mahkeme kararı bozuldu. AYBÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Canan Erdoğan, kanun koyucunun tarafların anlaşması halinde izinlerin 10 günden kısa süreler halinde bölünebileceği yönünde bir istisna getirdiğini belirterek kararı hukuki çerçeveye oturttu.






Yorumlar (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.