A24 yapım şirketi, Nathan Fielder ve Lance Oppenheim yönetmenliğindeki yeni belgesel 'You Can See Everything'in Ekim ayında vizyona gireceğini duyurdu. Film, Theranos kurucusu Elizabeth Holmes'in hapishaneye teslim olmasından hemen önceki dönemini konu alıyor ve 2023 yılında çekilen görüntülerden oluşuyor.

Hapishane öncesi son günler ve geniş erişim

The New York Times'ın aktardığına göre, Holmes film ekibine itibarını temizleme çabası kapsamında geniş bir erişim izni verdi. Üç saatlik süresiyle dikkat çeken yapımda, Holmes'ın 11 yıllık hapis cezasını çekmek üzere cezaevine giriş yaptığı günlerdeki görüntüler ve röportajlar yer alıyor. Yönetmen Nathan Fielder, belgeselde öne çıkan bir figür olarak konumlanıyor ve Holmes ile birebir yoğun görüşmeler gerçekleştiriyor.

Yeniden canlandırma sahneleri ve yeni Theranos planı

Belgeselin fragmanında Holmes, 'Sana neden yalan söylerim ki, bunun için bir nedenim yok' sözleriyle kameraya bakarken görülüyor. Prodüksiyon, Holmes ile partnerinin yeni ve geliştirilmiş bir Theranos şirketini başlatma planlarını tartıştığı bir sahneyi de içeriyor. Yapım, önceki iki belgesel ve Hulu mini dizisinin aksine, olayların sonuçlanma evresine odaklanan farklı bir bakış açısı sunmayı hedefliyor.

Ne anlama geliyor?

Bu tür belgesel prodüksiyonları, genellikle yargı süreçlerinin son aşamalarında veya mahkumiyet sonrası dönemde çekilen görüntüler aracılığıyla kamuoyunun dikkatini yeniden cezalı bireylerin kendi anlatılarına yönlendirme işlevi görür. Hukuki süreçlerin tamamlanması ve cezai yaptırımın uygulanma aşamasına geçilmesiyle birlikte, savunma stratejileri değişebilir ve bireyler itibarlarını yeniden inşaya yönelik farklı kanalları denemeye başlayabilir. Sinema sektöründe de bu tür 'son günler' anlatıları, yargı kararı kesinleşen davalarda merak unsurunu canlı tutarak izleyici ilgisini korumaya yönelik bir yöntem olarak kullanılır. Görsel anlatı, metin tabili haber akışından farklı olarak, kişisel ifadeler ve mikro ifadeler üzerinden izleyiciye doğrudan etki etme potansiyeli taşır. Bu yaklaşım, olayın hukuki boyutundan çok, failin kendi bakış açısıyla sunduğu sübjektif realiteyi öne çıkararak farklı bir yorum katmanı oluşturur.