A24, Google DeepMind ile giriştiği yapay zeka araştırma ortaklığını haklı çıkarmaya çalışıyor. Haber alındığında sert tepkiler gören karar sonrasında stüdyo, WIRED'a verdiği açıklamada ortaklığın araştırma odaklı olduğunu ve sanatçılara söz hakkı vermek amacıyla tasarlandığını belirtti.

A24'ün Savunması: Masanın Başında Olmak

A24'ün iletişim müdürü Sophia Shin, ortaklığın arkasındaki motivasyonu şöyle açıkladı: Araştırmacılarla yan yana çalışarak yeni araçlar ve iş akışları geliştirmekte aktif rol almak ve sanatçıların bu araçların şekillenmesinde söz sahibi olmalarını sağlamak. Shin, stüdyonun geliştirilmesi gereken iş akışı sorunlarını çözmek için bu işbirliğine giriştiğini vurguladı.

Stüdyo temsilcisi, mevcut yapay zeka çıktılarına Hollywood'da sempati gösterilmediğini kabul etse de, ortaklığı kaçınılmaz bir adım olarak nitelendirdi. 'Masanın kenarında değil başında olmak istiyoruz' ifadesi ile A24, müdahale etme fırsatını tercih ettiğini belirtti.

Olumsuz Tepkiler ve Tutarsız Tavır

Bununla birlikte, yönetmen Kane Parsons gibi platformun kendi yönetmenleri, yapay zekayı kültürel ve ekonomik çürüme olarak tanımlıyor. Parsons'ın söylemlerine göre teknoloji ortadan kalacak hale gelmesi gereken bir sorun temsil ediyor. Bu açıklamalar, A24'ün ortaklık açıklamasıyla çelişkili algılanıyor.

Stüdyo, 2024 yılında Civil War filmi için posterler oluştururken yapay zekayı kullandığı için ağır eleştirilere maruz kalmıştı. Bununla birlikte, aynı dönemde yayınladığı Heretic filmi, yapay zeka ile yapılmadığını vurgulayan bir uyarı taşıyordu. Son olarak ise Hollywood'un yapay zekaya karşı giderek daha kabulleneci bir tutum alması, A24'ün benzer adımlar atmasını hızlandırmış görünüyor.

Ne anlama geliyor?

Yapay zeka araştırması ortaklıkları, büyük kreatif endüstrilerin teknolojiye ilişkin stratejik pozisyonlarını yeniden tanımlaması anlamına geliyor. Bir stüdyo gibi kurumun bu tür ortaklıklara girmesi, yapay zekanın sinema, grafik tasarım ve üretim araçlarında entegre edilmesinin sürdüğünü gösteriyor. Araştırma odaklı bir işbirliği, geliştirilmekte olan araçların sanatçıların ihtiyaçlarına göre şekillenmesi potansiyelini barındırırken, aynı zamanda büyük teknoloji şirketlerinin yaratıcı sektörlerdeki nüfuzunu artırıyor.

Bu tür ortaklıklar, sinema endüstrisinde yapay zeka ile ilişkili hukuki ve etik soruların yanında bir başka tartışmayı açıyor: Platformların ve stüdyoların teknolojinin geliştirilmesine doğrudan katılıp şekillendirmesi ile bağımsızlığını koruması arasındaki denge. Stüdyolar, masada yer alarak araçları kontrol etmek istediklerini söylüyorlar; ancak bu, endüstride çalışan sanatçılar tarafından katılım yerine anlaşma olarak algılanabiliyor. Türkiye'deki yapım şirketleri ve yönetmenleri açısından da benzer araştırma ortaklıkları konusundaki yaklaşım, bu tür teknik gelişmelerin yerel sinema üretiminde nasıl kullanılacağını belirleyecek.