Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, federal hükümet adına siber saldırılar düzenleyebilecek özel şirketlerin önünü açan yeni bir ulusal güvenlik başkanlık memorandumuna imza attı. Bu karar doğrultusunda özel sektör kuruluşları, hükümet adına uluslararası suç örgütlerini hedef alan operasyonlar yürütebilecek.

Siber Suçlarla Mücadelede Özel Sektör Dönemi

Trump yönetimi, bu kararın özellikle fidye yazılımı saldırıları, finansal dolandırıcılık, kimlik avı ve şantaj gibi siber tehditlerle mücadelede özel sektörün sunduğu yenilikçi kapasite ve teknik imkanlardan yararlanmayı amaçladığını belirtti. Söz konusu uygulama ile siber suçların önlenmesinde daha çevik bir yapı kurulması hedefleniyor.

Yasal Çerçeve ve Katılım Şartları

Normal şartlarda Bilgisayar Dolandırıcılığı ve Kötüye Kullanım Yasası (CFAA) kapsamında hacking ve yetkisiz erişim suç sayılırken, bu memorandum Adalet Bakanlığı'nın kovuşturma yapmayacağı faaliyet alanını genişletiyor. Sisteme dahil olmak isteyen şirketlerin 1 milyon dolarlık bir teminat yatırması gerekiyor; hükümet talimatlarına uyulmaması durumunda bu tutarın geri alınacağı belirtiliyor.

Uygulama Süreci ve Riskler

Sürecin nasıl işleyeceği, şirketlerin nasıl denetleneceği ve saldırı prosedürlerinin neler olacağı konusunda standartların belirlenmesi için İç Güvenlik Görev Gücü yetkilendirildi. Bu detayların 60 gün içinde açıklanması bekleniyor. Ancak memorandum, saldırı yapılan bilgisayarların bulunduğu yabancı ülkelerde şirketlerin veya çalışanların karşı karşıya kalabileceği yerel cezai yaptırımlar konusunda bir açıklama içermiyor.

Ne anlama geliyor?

Bu uygulama, devletin siber güvenlik kapasitesini artırmak için dış kaynak kullanımına yöneldiğini gösterir. Siber güvenlik alanında faaliyet gösteren kuruluşların sahip olduğu gelişmiş araçlar ve saldırı teknikleri, geleneksel devlet bürokrasisinden daha hızlı sonuç verebilir. Bu yöntemle, zararlı yazılımların kaynağına inilerek suç ağlarının dijital altyapılarının etkisiz hale getirilmesi amaçlanır.

Sektörel açıdan bu durum, dijital dünyada yasal sınırlar ile operasyonel faaliyetler arasındaki çizginin belirsizleşmesi anlamına gelir. Bir ülkenin kendi yasalarına göre yasal kabul ettiği bir siber işlem, hedef alınan altyapının bulunduğu diğer ülkelerin hukuk sisteminde ağır suçlar kapsamında değerlendirilebilir. Bu durum, dijital operasyon yürüten ekipler için uluslararası hukuk risklerini beraberinde getirir.