Georgetown Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin araştırmasına göre, Dışişleri Bakanlığı ülkenin ceza DNA sistemininin en büyük kaynağı haline gelmişti.
Ceza Veritabanına Giren Göçmen Profilleri
Tutulan kişilerden alınan DNA örnekleri, FBI'ın Birleşik DNA İndeks Sistemine (CODIS) yüklenerek çözülmemiş suçlarla karşılaştırılmaya başlanıyor. Bu profiller, ülke çapındaki kolluk kuvvetleri tarafından yıllarca önce veya gelecekte toplanacak suç sahnesi DNA'sıyla eşleştirmek için kullanılabiliyor. Alınan fiziksel örnekler ise federal laboratuvarda süresiz saklanıyor.
Gözaltındaki insanların büyük çoğunluğunun hiç suç kaydı yok. ABD'de belgesiz ikamet genellikle cezai değil, idari nitelikte bir ihlal sayılıyor. İCE, DNA toplaması sırasında reddedenleri cezalandırabiliyordu: Teksas'ta Hugo Moreno-Mendez, DNA vermeyi reddettiği için mahkemeye çıkarılmış ve suçlu bulunmuştu.
Çocukların da Profilleri Sisteme Eklendi
DNA toplaması programı aile gözaltı merkezlerine kadar uzanmış, Teksas'taki Dilley tesisinde çocuklardan da swab örnekleri alınmıştı. ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Joaquin Castro, Greg Stanton ve Nanette Barragán ortak bir açıklamada, ailelerinin hiç suç işlemediklerini ve çocukların şiddetli suçlular için tasarlanmış veritabanında yer almaması gerektiğini belirtmişlerdi.
Yapılan Açıklamalar
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, DNA toplamasını sınır güvenliği ve kimlik doğrulama ölçüsü olarak savunmuştu. Sözcü, Gümrük ve Sınır Koruma Ajansının federal suçlamalar nedeniyle tutuklanan ve parmak izi sistemi kapsamında olanlardan örnekler aldığını belirtmişti. Ancak Georgetown'un 2025 yılında ICE'nin CODIS'e yüzlerce bin profil eklemiş olabileceği tahminini yanıtlamadı.






Yorumlar (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.