Amerika Birleşik Devletleri'nde Donald Trump yönetimi altındaki İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) ve Göçmenlik ve Gümrük Kontrolü (ICE) birimlerinin faaliyetleri, ölümcül olaylar ve hak ihlali iddialarıyla gündemde. Son dönemde yaşanan olaylar, federal ajanların hem fiziksel şiddet hem de dijital dünyadaki eleştirilere karşı sert tepkiler verdiği iddialarını beraberinde getirdi.
Teksas'ta Ölümle Biten Müdahale
Teksas'ta gerçekleşen bir operasyon sırasında ICE görevlileri tarafından açılan ateş sonucu, 35 yıldır ABD'de yaşayan ve üç çocuk babası olan Lorenzo Salgado Araujo hayatını kaybetti. Kurum, müdahaleyi araçla saldırı girişimi iddiasıyla savunsa da, daha sonra federal yetkililer yanlış kişiyi aradıklarını itiraf etti.
Siber Takip ve İntikam İddiaları
DHS'nin, çevrimiçi platformlarda kurumla ilgili eleştirel paylaşımlarda bulunan kişileri takip ettiği ve evlerine giderek baskı kurduğu belirtiliyor. Özellikle devlet destekli öldürmelere karşı çıkan bir protestocunun evine gidilerek 'uyarı bildirimi' verildiği aktarılıyor. Ayrıca, Minneapolis'te Renee Good'un öldürülmesi olayında adı geçen ajan Jonathan Ross'un kimliğinin açıklanmasına karşı hükümetin sert bir tutum sergilediği ifade ediliyor.
Şeffaflık ve Sorumluluk Sorunları
Minnesota'daki yetkililer, ICE tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıların soruşturulması için gerekli kanıtlara erişmek amacıyla federal hükümete dava açmak zorunda kaldı. Federal kurumların iş birliğinden kaçındığı ve hesap verebilirlik mekanizmalarını engellediği öne sürülüyor. Öte yandan, eski Bakan Kristi Noem döneminde DHS'nin bu tür operasyonlar ve personel alımları için 220 milyon dolar harcadığı belirtiliyor.





Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.