İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü Ahbap Derneği soruşturması kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur hakkında bilirkişi raporu hazırlandı. Raporda, Oğuzhan Uğur ve kardeşi Tuğrul Uğur ile bağlantılı şirketler ile dernek arasında doğrudan para transferi olmamakla birlikte, iki ayrı dolaylı mali bağlantı hattı tespit edildiği ortaya kondu.

Mali bağlantı hatları tespit edildi

Bilirkişi raporu, 2017-2026 dönemini kapsayan banka ve mali ilişki incelemesinde detaylı bir harita ortaya koydu. Raporda, Oğuzhan Uğur'un Serhat Aydın, Barış Zümrüt ve Ercüment Karataş ile toplam 802 bin 350 TL tutarında doğrudan parasal ilişkisi olduğu belirtildi. Bu üç kişinin, Mehmet Sait Köse aracılığıyla Yeliz Kaya'ya bağlantılı olduğu ve Köse'nin Kaya'ya 550 bin TL gönderdiği tespit edildi.

İkinci mali bağlantı hattında ise Gaye Akıl'ın Tuğrul Uğur hesabına 231 bin 710 TL gönderdiği, Aytaç Köse üzerinden Yeliz Kaya'ya 450 bin TL aktarıldığı tespit edildi. Bilirkişi raporunda, bu kişilerin münferit karşı taraflar olmaktan ziyade Uğur ailesi ve bağlantılı şirketlerin ortak işlem çevresinde yer aldığı vurgulandı.

İşlem hacminde artış kaydedildi

Raporda, Oğuzhan Uğur'un işlemlerinin 2023 yılından itibaren sıra dışı şekilde arttığı belirtildi. Serhat Aydın'ın Uğur ailesi ve şirketleriyle yaklaşık 964 bin 700 TL, Barış Zümrüt'ün 6,6 milyon TL ve Ercüment Karataş'ın 1,8 milyon TL işlem hacmine sahip olduğu kaydedildi. Bilirkişiler, tarafların işlem çevrelerinin birden fazla ortak kişi üzerinden kesiştiğini ve dolaylı mali ilişki bulunduğunu ortaya koyan bulguları raporda detaylandırdı.

Ne anlama geliyor?

Bilirkişi raporu, soruşturmalarda para akışının doğrudan değil, aracı kişiler ve şirketler üzerinden nasıl izlenebileceğini gösteren önemli bir belge. Mali suçların araştırılmasında, doğrudan transfer kaydının bulunmaması soruşturmayı sona erdirmez; aksine dolaylı bağlantılar ve ortak işlem çevreleri de kanıt olabilir. Böyle durumlarda bilirkişilerin banka kayıtlarını, hesap hareketlerini ve kişiler arasındaki ilişkileri detaylı biçimde incelemesi, adli sürecin temel dayanağını oluşturur.

Raporda tespit edilen, aynı ortak kişiler aracılığıyla birden fazla hesaba tekrarlanan işlemler, bu kişilerin yalnızca iki taraf arasındaki iş ilişkisini değil, geniş bir ağ içinde yer aldığını gösterir. Özellikle belirli bir dönemde işlem hacminin aniden artması da soruşturma açısından dikkate alınan bir unsur. Mali saydamlık ve muhasebe kayıtlarının iç denetiminden geçtiği yapılarda bu tür ayrıntılı incelemeler, uygunsuz para akışının net biçimde ortaya konmasında kritik rol oynar.