Yapay zeka araştırmalarının merkezi, üniversitelerden özel teknoloji şirketlerine doğru kayarken akademisyenler yeni zorluklarla mücadele ediyor. MIT Technology Review'un aktardığına göre, üniversitelerin yüksek maliyetli donanımlara erişim sağlayamaması ve kapalı sistemler, bilimsel araştırmaların önündeki en büyük engeller arasında yer alıyor.

Donanım ve Veri Erişimindeki Engeller

Üniversitelerin, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için gereken GPU (grafik işlem birimi) kapasitesine finansal olarak gücünün yetmediği belirtiliyor. Ayrıca Anthropic ve OpenAI gibi şirketlerin, ChatGPT ve Claude gibi modellerin iç detaylarını paylaşmaması, akademisyenlerin bu araçların tasarımı ve eğitimi üzerine derinlemesine çalışma yapmasını imkansız hale getiriyor.

Kâr Odaklılık ve Tarafsız Araştırma İhtiyacı

UC Berkeley'den Nika Haghtalab, mevcut durumu özel şirketlerin gen düzenleme aracı CRISPR üzerinde tam kontrole sahip olduğu bir dünyaya benzetiyor. Johns Hopkins'ten Anjalie Field ise teknoloji şirketlerinin kâr amacı güttüğü için bazı araştırma sorularını görmezden gelebileceğini vurguluyor. Field, dil modellerinin kadınlar tarafından daha sık kullanılan ifade biçimlerine daha az gelişmiş yanıtlar verdiğini ortaya koyan bir araştırma yürüterek, şirketlerin kendi imajlarını zedeleyebilecek bu tür çalışmaların özel laboratuvarlarda yapılmasının zor olduğunu belirtti.

Finansman Sorunları ve Uzmanlaşmış Modeller

Amerika Birleşik Devletleri'nde federal bilimsel fonların azalması, araştırmacıları Schmidt Sciences AI2050 gibi dış destek programlarına yönlendiriyor. Sadece büyük dil modellerine odaklanmayan, veri analizi ve fiziksel sistem simülasyonları yapan uzmanlaşmış yapay zeka bilimcileri ise, genel kamuoyunun ve sektörün sadece dil modellerine odaklanmasının kendi çalışmalarını gölgelediğinden endişe ediyor.

Ne anlama geliyor?

Yapay zeka geliştirmek için gereken hesaplama gücü, çok yüksek enerji ve donanım yatırımı gerektiren bir süreçtir. Gelişmiş işlemcilerin maliyeti, bu teknolojinin geliştirilmesini sadece devasa bütçeli kuruluşların tekeline sokmaktadır. Bu durum, teknolojinin nasıl çalıştığına dair şeffaflığın azalmasına ve denetim mekanizmalarının zayıflamasına yol açar.

Akademik araştırmalar, ticari kaygı gütmeden yan etkileri, önyargıları ve toplum üzerindeki etkileri inceleyen tarafsız mekanizmalardır. Yazılımların farklı kullanıcı gruplarına nasıl yanıt verdiği gibi konuların incelenmesi, teknolojinin daha adil ve kapsayıcı hale gelmesini sağlar. Donanım erişimi kısıtlanan kurumlar, gelişmiş sistemlerin iç yapısını inceleyemedikleri için sadece dışarıdan gözlem yaparak sonuçlara ulaşmaya çalışırlar.